Ahmet Kekeç: Bir kez daha anladım ki, bu Hasan Efendi'de utanma diye bir şey kalmamış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Dün Diyarbakır izlenimlerini okudum.

Bir kez daha anladım ki, bu Hasan Efendi’de utanma diye bir şey kalmamış.

Diyarbakır’dan değil de, düşman işgali altındaki bir bölgeden bildiriyormuş gibi.

Öyle benzetmeler yapmış, öyle metaforlar kullanmış ki; bir an kendinizi bilmediğiniz, tanımadığınız, “esaret altında”ki yabancı bir coğrafyada sanıyorsunuz.

İzlenimlerin tümünden çıkan sonuç şu: Burada muazzam bir devlet baskısı var ve hayatı insanlara zindan ediyor.

Hasan Efendi’nin “savaş artığı” kentten aktardığı izlenimler bu şekilde uzayıp gidiyor. Okuyorsunuz ve bu işgal görüntüsünü oluşturan devlete bir kez daha lanetler yağdırıyorsunuz.

Fakat ilginçtir; korkusuzca savaş alanında dolaşan ve gördüğü her ayrıntıyı romantik-ağlak bir dille aktaran Hasan Efendi, kazılan hendekleri, yollara döşenen mayınları, roketatarlı çocukları, kimlik ve trafik denetlemesi yapan YDG-H’lileri, kalaşnikoflu devriyeleri görmüyor. “Bunlar da kim? Hayatı durdurma hakkını nerden alıyorlar?” diye sormuyor.

Diyorum ya, Hasan Efendi’de hiç utanma kalmamış.

Ahmet Kekeç’in yazısı