Ahmet İnsel: FETÖ'den arındırma operasyonunun işten atma vesilesi olarak kullanması soru işaretlerine neden oluyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden bir ay geçti. Başarılı olması halinde ülkeyi büyük bir felakete sürüklemiş olacak bu kanlı, canlı askeri darbeyi pek ciddiye almayanların, iktidarın olağanüstü yetki elde etme bahanesiyle yazdığı bir oyun olduğunu iddia edenlerin veya söylemeseler de böyle düşünenlerin sayısı, özellikle yurtdışında az değil. Bunun birçok nedeni var.

Üçüncü neden, darbe sonrasında başlatılan çok büyük temizlik operasyonu ve hemen ortaya çıkan listeler. Gülen cemaatinin yasadışı eylemlerine ve örgütlenmesine yönelik bir terör örgütü soruşturmasının darbeden takriben bir yıl önce başladığını bilmeyen çoğu yabancı, gözaltına alınacak veya görevden uzaklaştırılacak kişiler, kapatılacak kurumlar listesinin hazır olmasına şaşırıyorlar. MİT başkanının tutuklanması girişiminden hatta ondan da önce, TSK’nin elindeki dinleme aygıtlarının hangi kuruma devredilmesi kavgasına kadar geri gitmek gerekiyor.

Bununla beraber, kamu kurumlarını ve sivil toplumu FETÖ’den arındırma operasyonunun, barış bildirisini imzalamış akademisyeni, Alevi öğretmeni, demokrat hâkimi, solcu memuru kolayca işten atma vesilesi olarak kullanması da, darbe ile ilgili soru işaretlerinin artmasına neden oluyor. Bu arındırma operasyonunun, Gülen cemaati ile ilişkisi somut bir suç teşkil etmeyen kişileri esas olarak kapsıyor olması da başarısız darbe girişiminin vahametini gölgeliyor.

Ahmet İnsel’in yazısı