AKP iktidarının seçkinleri, imam hatipliler. Uzun bir dönemden beri kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamalarda yürütülen bu yeni seçkincilik, son dönemde artık açık seçik ve çok daha sistemli biçimde uygulanıyor. Liyakati esas olarak dindar ve muhafazakâr olmaya dayanan kadrolarla yürütülen bu kuşatma, AKP’nin otoriter muhafazakâr tahakküm stratejisinin önemli bir parçası.
Diğer parçasını eğitim dünyası üzerinde giderek artan idari ve adli baskı oluşturuyor. Bunun dozunun son dönemde özellikle üniversitelerde artması, AKP’nin ilk ve ortaöğretimde sahip olduğu ideolojik ve idari kuşatma olanaklarına yükseköğretimde istediği oranda halen sahip olmamasından kaynaklanıyor.
Yargıda HSYK’nin yerine getirdiği arındırma misyonunun benzerini üniversitelerde YÖK’ün yürütmesi için hazırlık yapılıyor. Bunu beklemeyen, Şef’in gözüne girmek için yarışan bazı üniversite yöneticileri gayretkeşlik yarışındalar.
Devletin tepesinden beslenen ve desteklenen bu gayretkeşlik yarışı, otoriter yönetimin şiddetini sıradanlaştırıyor.