İnternete konan dinleme kayıtlarından biri, bugün Başbakan’ın sergilediği son derece nobran, kibirli ve mütecaviz tavrın, sadece 17 ve 25 Aralık soruşturmalarına tepkiden kaynaklanmadığını gösteriyor. Tayyip Erdoğan’ın yönetme tarzının başka bir boyutunu ele veriyor: Toplumsal müzakerede hiçbir zaman karşı tarafı haklı durumda göstermemek. Sürekli olarak hakir görerek, gereğinde yanlış bilgi üreterek, hayali tehditler icat ederek, karşı tarafı ezmek. Taviz verdiği zaman da bunu sadece kendisinin himmet ettiği bir ulufe olarak sunmak.
Türkiye tarihinde yakın veya uzak geçmişte ortaya atılmış yolsuzluk iddiaları veya yargılanan yolsuzluklara nazaran şimdi karşı karşıya olduğumuz manzara bir ilktir.
Hem yolsuzlukların boyutu ve örgütlenme ağının yaygınlığı açısından, hem ortaya dökülen suç karinelerinin kapsamı ve mahiyeti itibarıyla bu böyledir.
Söz konusu iddiaların merkezinde yer alan iktidar partisinin ve hükümetin başının bu iddialara “Kuş uçurtmayacağız!” diyerek yanıt vermesi de, fiili olağanüstü hal yönetimi uygulamaya başlaması da ülkemizin kısıtlı demokrasi tarihinde bile bir ilktir…
Bu, tüm demokratik kurumları lağveden bir darbe hükümetinin sadece cüret edebileceği bir tavırdır.
Başbakan’ın artık geldiği noktada kendini ve çevresini savunmak için ortalığı yangın yerine çevirmekten başka çaresi kalmamışa benziyor.