İkinci Dünya Savaşı’nda Yahudiler soykırımdan geçirilirken…
Seslerini çıkarmayanlar, gözlerini kapatanlar, kulaklarını tıkayanlar, yıllar sonra çok ama çok utandılar, utandırıldılar. En başta kendi torunları, kendi çocukları kendilerine hep şunları sordular: “Neden sustunuz? Neden görmezden geldiniz? Neden duymadınız? Neden? Neden? Neden?”
40 yıl sonra Gazze’de yaşanan soykırım hatırlanınca…
Bugünün susanları, bugünün görmeyenleri, bugünün duymayanları da aynı böyle utanacaklar, utandırılacaklar.
İletişim Başkanlığı, işte bu temayı işleyen enfes bir video hazırladı.
Prodüksiyonu, anlatımı, tekniği, çerçevesi, canlandırmaları şahaneydi. Çok vurucu, çok etkileyici, çok düşündürücü, çok anlamlı, çok evrensel bir mesajı vardı videonun.
Özellikle Avrupa’nın çok iyi anlayacağı bir mesaj.
Videoyu 7 Ekim’in yıldönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaştı.
Türkiye’de büyük yankı uyandırdı bu video. Tabii dünyada da.
En anlamlı destekse her zaman bir vicdan anıtı gibi dimdik duran Pink Floyd’un efsane solisti ve baş gitaristi Roger Waters’dan geldi.
Waters, bu videoyu bir mesajla tüm takipçileriyle paylaştı.
Arnavutluk / Sırbistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevaplarken hem video hem de Roger Waters’ın videoya desteği de gündeme geldi.
Erdoğan, “Gelin, videoyu hep beraber izleyelim” dedi. İzledik.
Bir kez daha etkilendik.
Roger Waters’ın mesajını da dinledik.
Çok mutlu olan Erdoğan, Waters’e bin selam göndermeyi ihmal etmedi.
Bu Japon’a can kurban
Nobel Barış Ödülü bu yıl Japon Nükleer Silahlarla Mücadele Örgütü’ne verildi.
Örgütün Eş Başkanı Toshiyiku Mimaki, ödülü aldıktan sonra şu açıklamayı yaptı:
“(Bu ödül için) Gazze’de çalışan insanların seçileceğini düşünmüştüm. Gazze’de kanlar içindeki çocuklar, anne babaları tarafından taşınıyor. Tıpkı 80 yıl önce Japonya’da olduğu gibi.”
İşte budur!
Sen Nobel Barış Ödülü’nü Gazze’den uzaklaştırmak için ta Japonya’ya verirsin ama oradaki vicdanlı Japon, senin bütün oyununu bozarak “Ödülü Gazze almalıydı” deyiverir.