Bizde referandum var.
– “Evet” ile “Hayır” biraz başa baş gibi… “Evet” oyları şöyle yağmur olup akamıyor bir türlü.
– İşte bu yüzden… İki şeye ihtiyaç var: Çok acil mağduriyete ve çok acil safları sıklaştırmaya.
– E Hollanda da yaptığı faşistlik, düzeysizlik ve terbiyesizlikle… Bu ihtiyacı gayet güzel bir şekilde karşıladı.
– Öyle bir mağduriyet doğdu ki… Ahalimiz üzümün çöpü, armudun sapı falan demeden “Evet” oylarını yağdırabilir.
– Hollanda’nın yaptığı saçmalıkların sonucu bu oldu.
– Bizimkilerin olayın üstüne üstüne gitmelerinin temelinde de biraz bu var.
Hollanda’da da ise seçim var.
– Aşırı sağcı, faşist kafalı bir herif yükselişte Hollanda’da… Drakula gibi bir adam… Duygusuz, meymenetsiz, hayırsız, şefkatsiz bir tip…
– İslam düşmanlığı yapıyor. “Minareye hayır” diyor. Kuran’a saldırıyor. Camiye saldırıyor. “Ey yabancılar! Ülkemizi bize verin” diyor.
– İşin kötüsü… Nazi kafalı bu herifin bu türden çıkışları, Hollanda ahalisinin medeniyetten ve insanlıktan nasibini alamamış kesimlerini etkiliyor.
– Eğer Hollanda, kapılarını bizimkilere açarsa… Bu faşist, Hollanda’yı ayağa kaldıracak ve seçimden birinci çıkacak.
– İşte bu yüzden Hollanda’nın liberal hükümeti, bu azılı faşist kazanmasın diye faşistlik yapıyor.
Kafelerinde ot çekmek serbest, bizim bakanlara konuşma yapmak yasak.
Ah Hollanda ah! Gerçekten bir acayipsin.