Ahmet Hakan: Erdoğan, 'Kesin tantanayı' dediği andan itibaren bunların hepsi barış mücahidi kesiliverirler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

İsrail’le barışılınca… İçlerinden çıkan minicik bir itirazı, hep birlikte yüklenerek boğdular.

Rusya’yla barışılınca… Aralarından bunu mesele eden tek bir şahsiyet bile çıkmadı.

Sisi’yle barışmanın yolları aranırken… Bir kişi bile “Hop, o kadar da değil” demedi, demiyor.

Esad ile barışılmaya kalkışılsa… En cılız bir itirazın bile gelmeyeceğinden artık adım gibi eminim.

Fakat gelin görün ki… Ne zaman…

“Dışarıyla barışıyoruz, biraz da içeriyle barışalım” falan türü bir ses yükselse…

Hepsinde öfkeli ve kindar bir telaş…

Başbakan Binali Yıldırım bile “İçeriyle de barışmalıyız” derken…

Binali Yıldırım’dan bile daha fazla hükümetçi olan bazı hükümet yazarları, “Hayır, olamaz, barışamayız” falan diye ortalığı velveleye veriyorlar.

Bir önemi var mı bu velvelenin? Tabii ki yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara “Kesin tantanayı… İçeriyle de barışılacak… O kadar” dediği andan itibaren…

Bunların hepsi Cemil Çiçek’ten bile daha fazla içeriyle barış mücahidi kesiliverirler.

Ahmet Hakan’ın yazısı