Avusturya’nın 27 yaşındaki bir ‘Bakan’ı, bizim Başbakan’a saydırmış da saydırmıştı. “Buraya gelmesin” demişti. “Gelirse de efendi olsun” demişti. “Ne dediğine dikkat etsin” demişti. “Şöyle konuşmasın, böyle konuşsun” demişti.
Demişti de demişti yani.
Kendisini Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın torunu, Kanuni Sultan Süleyman’ın vârisçisi olarak konumlandıran bir Başbakan, bu küstah, nobran ve edepsiz yeniyetme Avusturyalı Bakan karşısında ne yapardı?
Ey yeniyetme! Edepsizlik etme! Sen kimsin be! Diye kükremez miydi?
Fakat o da ne? Gezi’ciye, İsmet Paşa’ya, Bahçeli’ye, Kemal Bey’e, Metin Feyzioğlu’na, Haşim Kılıç’a, bir yıldır izini tozunu silmeye çalışan Memet Ali Alabora’ya ve daha nicelerine… Ağzına geleni söyleyen Başbakanımız, bu küstah, nobran ve edepsiz Avusturyalı Bakan’a ne “ey” dedi. Ne “edepsiz” dedi. Ne de “Sen kimsin be” dedi.
Bunları demediği gibi… Bu nobran ve küstah Avusturyalı Bakan ile Viyana’da kaldığı otelde gülücükler eşliğinde bir de görüşme yaptı.
Yani Kanuni’yi yattığı yerde ters döndürdü, Merzifonlu’nun ruhunu muazzep kıldı. Kısacası ecdat ecdat olalı böyle zulüm görmedi.