Ahmet Ergin: Yasaların, işçi sınıfı mücadele etmeden değişmeyeceği kolayca görülebiliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sendikalı sayısı ve işçi sayısı azalıyor. Bakanlığın açıkladığı istatistiklerde kayıtlı işçi sayısı da yer almaktadır. Kayıtlı işçi sayısı geçtiğimiz yıl ocak ayında 16 milyon 864 bin 733 iken, mevsimlik işlerin etkisiyle geçtiğimiz temmuzda 17 milyon 326 bin 143’e yükselmiş, bu yıl ocak ayında ise 16 milyon 699 bin 84 kişiye düşmüştür. Nüfus artışı etkisini yok saysak bile son altı ayda en az 627 bin 39 kişi resmi işsizler arasına katılmıştır.

Sendikalı işçi sayısı da artmak bir yana azalmaktadır. Geçtiğimiz yıl ocak ayında 2 milyon 524 bin 547 olan sendika üyesi işçi sayısı, geçen yıl temmuz ayında 2 milyon 429 bin 527’ye düşmüştü. Bu yıl ocak ayında ise 2 milyon 413 bin 790’a gerilemiş durumda. Sendikalı işçi sayısı, sadece rakamsal olarak değil oransal olarak da azaldı. Bir yıl önce kayıtlı işçilerin yüzde 14.97’si sendika üyesi iken, bu yıl sendikalı işçi oranı yüzde 14.45’te kaldı.

Toplu iş sözleşmesinden (TİS) yararlanan işçi sayısı ise çok daha az. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre TİS kapsamındaki işçilerin oranı yüzde 10, işçi sayısı ise 1 milyon 600 bin düzeyinde.

Sendikal istatistikleri yaşananlarla birlikte değerlendirdiğimizde, anayasal sendika hakkını kullanılabilir hale getirecek yasal düzenleme yapılmadan işçilerin büyük çoğunluğunun sendikalı olamayacağı; yasaların da işçi sınıfı mücadele etmeden değişmeyeceği gerçeği kolayca görülebiliyor.

Ahmet Ergin’in yazısı