Şimdi düşününüz. Atatürk değil, herhangi bir vatandaş, parasını, malını mülkünü bir kişiye, bir derneğe veya bir partiye bırakıyor. Ve el yazısıyla şu bankada nemalandırılsın, diye yazıyor. Nemalar da şu şu kişilere, kuruluşlara verilsin diyor.
Ve siz, “vasiyet edenin parası, malı, hisse senetleri, vasiyet ettiği kişiye, kuruma bırakılamaz; mutlaka onun elinden alınmalıdır.” diyorsunuz.
Nesiniz siz? Cevap vermiyorum, siz kendiniz cevap verin; siz nesiniz? Yaptığınız, yapmayı düşündüğünüz işe ne denir; siz kendiniz cevap verin, ne denir?
İnsanlar, paralarını, mallarını istedikleri kimseye, istedikleri kuruluşa bırakamayacaklar mı? Böyle bir yönetime ne denir, siz kendiniz cevap veriniz!
Bu tutuma, bu anlayışa seslerini çıkarmayanlar kendi mallarının, mülklerinin müsadere edilmesine hazır olsunlar. Vasiyetinizin çiğnenmesine hazır olunuz; paranızın, malınızın gasp edilmesine hazır olunuz!