Ergenekon sürecinin basındaki önemli isimlerinden gazeteci yazar Ahmet Altan, Yargıtay’ın davadaki hükümleri bozma kararını değerlendirdiği yazısında AKP’ye yüklendi.

21 Nisan’da ‘Ergenekon davası’nın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi, 275 sanıklı davada hükmü usulden ve esastan bozmuş, ‘Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin somut delil olmadığına’ hükmetmişti.
Ergenekon sürecine haber, yorum ve manşetleriyle epey bir katkıda bulunan Taraf gazetesinin yayın yönetmenliği koltuğunda oturan Altan’ın, kararı nasıl değerlendireceği merak konusuydu. Son olarak Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Altan’ı ‘Ergenekon’un destanını yazan gazetenin başındaki isim’ olarak niteleyip ‘EN İYİ YIRTAN’ ödülüne layık görmüştü.
‘Noel Baba’nın hediye paketleri’
Altan, P24’te yayınlanan yazısında bu yıl 23 Nisan’ın kutlanamadığını ama onun yerine ’21 Nisan Ergenekon Bayramı olduğunu’ savundu.
Noel Baba’nın, AKP’lilerle ulusalcıların bacalarından içeri ‘Ergenekon diye bir şey yoktur’ yazılı hediye paketleri attığını belirten Altan, yazısına şöyle devam etti:
“Medyada bir sevinç, bir sevinç.
‘Yeni Türkiye’nin hukuki ve ahlaki çatısı böylece çizildi.
17-25 Aralık’ta AKP’liler hırsızlık yapmadı, Balyoz darbe planı değildi, Ergenekon diye bir şey yok ve Türk futbolu asla şike denilen o korkunç suçla karşılaşmadı.
Adına ‘paralel’ denilen ‘kötü cin’, bizim tertemiz, pirüpak ülkemizde böyle suçlar uydurmuş, eğer o ‘kötü cin’ olmasaymış biz aslında cennette yaşıyormuşuz.
Bu ‘kötü cin’, zavallı AKP’li yöneticilerle onların masum ve mağdur, mağduriyeti ölçüsünde zengin medyasını, AKP’liler hırsızlıktan yakalanana kadar çok fena ‘kandırmış’, kandırdığı yetmemiş bir de bunları kullanmış.
AKP’liler ‘askerî vesayet’ diye bir güç var sanmışlar.
Bir ara kendilerine, madem ‘askerî vesayet yoktu biz on yıl neyle uğraştık acaba’ diye sorarlar herhalde, bu soru canlarını sıkarsa bankalardaki paralarını sayarak biraz teselli bulurlar.
Bizim ülkedeki 17 bin ‘faili meçhul’ cinayet de aslında münferit olay.
17.000 münferit cinayet… 17.000 farklı insan, 17.000 farklı insanı, 17.000 farklı nedenden dolayı öldürüp, 17.000 farklı nedenle yakalanmadı.
JİTEM, baştan başa iftira… Zaten eski jandarma komutanlarından biri “JİTEM yok” dememiş miydi? Koskoca generale inanmayacak mıyız?
‘Obama da işin içinde’
Balyoz belgelerinin Gölcük’teki Donanma İstihbarat Başkanlığından çıkması tamamen ‘kötü cinin’ işi… Onun için kimse yıllardır dönüp de orduya ‘o belgeler oradan nasıl çıktı’ diye sormuyor.
Niye sorsun?
Donanma Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı canı isteyen herkesin girip bu planları bırakıp çıkabileceği bir yer… Sanırsın orası Mahmutpaşa pazarı… Giren çıkan belli olmadığı için planların oraya nasıl konduğunu da kimse bulamıyor.
Hele o 17-25 Aralık… İftiraların anası… ‘Kötü cinin’ en kötü kumpası.
Hiç AKP’liler rüşvet alır mı?
İhaleleri keyiflerine göre dağıtıp komisyonları cebe indirir mi?
Altın kaçakçılığına bulaşır mı?
Silah ticareti yapar mı?
Milletin anasının ‘şeyiyle’ ilgilenir mi?
Tertemiz çocuklar…
Evlerinden milyonlarca dolar çıkmış… Bir sor bakalım neden çıkmış… ‘Hayır işi’ yapacaklardı da ondan çıktı…
Zarrab’ın Amerika’da tutuklanması, bu ‘kumpasın’ uluslarası boyutunu da gösteriyor… Obama da işin içinde… Herkes, AKP’lilere karşı.”
‘Özgül ağırlık’ bu kez Erdoğan’ı işaret etti: ‘Davanın savcısıyım’ diyenler konuşsun
Ahmet Hakan’ın ‘Ergenekon ödülleri’: ‘En iyi Yırtan’ Ahmet Altan, ‘En Mazlum’ Baransu
Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Ergenekon dokundurması: ‘Savcısıyım’ diyen zat da yargılanacak
Yargıtay ‘Ergenekon’da hükmü hepten bozdu: Deliller hukuksuz, örgütün kanıtı yok