Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, İsrail’in gözaltına alarak cezaevinde tuttuğu Filistinli çocuk hekimi Dr. Hussam Ebu Safiye’nin derhal serbest bırakılması için çağrı yaptı. Örgüt, bunun için imza kampanyası da başlattı.

Hekim, Gazze’de sağlık sistemi çökerken hastalarını terk etmedi. İsrail’in saldırısında oğlunu kaybetmesine rağmen çocuklara ve yaralılara sağlık hizmeti sunmayı sürdürdü.
Kemal Advan Hastanesi’nin müdürü de olan Ebu Safiye, 27 Aralık 2024’te İsrail güçlerinin hastaneye düzenlediği baskının ardından hastane personeli ve hastalarla birlikte gözaltına alınmıştı. Bu, bölgede hizmet veren son hastaneydi.
Hastanede şiddetli yetersiz beslenme ve susuzluktan etkilenen çocuklar ve bebekler de tedavi görüyordu.
İşkence görüyor
16 Haziran 2026’da İsrail Yüksek Mahkemesi, hekim hakkında verilen son tutukluluk kararını onadı. Bu karar uyarınca en az ekime kadar tutuklu kalacak. Dr. Ebu Safiye, 3 Haziran’dan bu yana tek kişilik hücrede tutuluyor ve yeterli sağlık hizmetine erişimi hâlâ engelleniyor.
Avukatı aracılığıyla aktarılan bilgilere ve haberlere göre Ebu Safiye işkence ve diğer kötü muameleye maruz kalıyor. Sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiği ve hayatının tehlikede olduğu yönündeki kaygılar giderek artıyor.
Örgüt, Ofer Askeri Cezaevi’nde tutulan Ebu Safiye’nin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını istedi. Ayrıca, serbest bırakılana kadar işkence ve diğer kötü muameleye karşı korunmasının sağlanmasını, yeterli sağlık hizmetine erişiminin güvence altına alınmasını da talep etti. Örgütün bir diğer talebi de Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dâhil bağımsız gözlemcilerin kendisine erişebilmesinin sağlanması oldu.
TTB, Ebu Safiye için Dünya Tabipler Birliği’ne başvurdu
Türk Tabipleri Birliği (TTB) de Ebu Safiye için Dünya Tabipler Birliği’ne (DTB) acil başvuruda bulundu. Başvurusunda, aralarında hastane yöneticileri, cerrahi bölüm başkanları ve uzman hekimlerin de bulunduğu 14 Filistinli hekimin, çoğu hakkında resmî suçlama bile yöneltilmeden ve adil yargılanma güvenceleri sağlanmadan alıkonulduğu vurgulandı.
TTB, DTB’den İsrail hükümeti ve ilgili makamlara yönelik açık ve acil bir çağrı yapmasını istedi. Bu çağrının; alıkonulan hekimlerin nitelikli sağlık hizmetine erişiminin sağlanmasını, işkence ve kötü muamele iddialarının bağımsız heyetlerce İstanbul Protokolü’ne uygun biçimde değerlendirilmesini ve hakkında resmî suçlama bulunmayan ya da adil yargılanma güvenceleri sağlanmayan hekimlerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını içermesi gerektiği belirtildi.
Başvuruda ayrıca DTB’nin, İsrail Tabipleri Birliği’ne de sorumluluklarını hatırlatması istendi. TTB, İsrail Tabipleri Birliği’nin DTB Cenevre Bildirgesi ve Tokyo Bildirgesi başta olmak üzere temel tıp etiği ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi, alıkonulan Filistinli hekimlere yönelik kötü muamele, baskı ve sağlık hakkı ihlallerine karşı kendi hükümeti nezdinde girişimde bulunması gerektiğini vurguladı.