Kahramanmaraş merkezli depremlerin yarattığı yıkım Türkiye’nin ne kadar hazırlıksız olduğunu gösterirken afet yönetiminin depremden çok daha önce başlaması gerektiğini de bir kez daha gözler önüne serdi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) hazırladığı çizelge afet yönetimini adım adım gösteriyor.
Türkiye’nin yakın tarihinde, ağır kayıplara yol açan iki büyük deprem meydana geldi. 1939’da Erzincan’da 33 bin insan öldü. 1999 Gölcük depreminde can kaybı 17 binden fazlaydı.
2023 Kahramanmaraş depremlerindeki can kaybı sayısı şimdiden 31 bini geçti; sayının misliyle artacağı öngörülüyor. 81 binden fazla insan da yara aldı.
Yıkılan bina sayısı 6 bin 444. Deprem bölgesinde 41 bin 791 bina yıkık ya da yıkılacak. 33 bin 143 binada 153 bin 506 bağımsız birimde ağır hasar var. Bunlar da yıkılacaklar arasında.
Bu tablo Türkiye’nin bir afete ne kadar hazırlıksız olduğunu da gösterdi. Afet yönetiminin, afetten çok daha önce başladığını hatırlattı.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre afet yönetimi, öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılıyor.

Afet öncesi: Değerlendirmeden acil durum planına
Afet öncesindeki hazırlığın adımları, ‘Risk değerlendirmesi’, ‘Önlem almak’ ve bir afet durumunda ‘Hazır oluş.’
‘Risk değerlendirmesi’ de kendi içinde ayrılıyor. ‘Tehlike değerlendirmesi’nde, haritalama, izleme gibi yöntemlerle mevcut durum ortaya konuyor.
‘Güvenlik açığı‘ değerlendirmesinde ise tehlikeye maruz kalan tüm unsurlar için güvenlik açıkları saptanıyor.
Risk değerlendirmesi aynı zamanda ‘muhtemel kayıpların hesaplanması’nı içeriyor.
Önlemler
Çizelgede de görüldüğü gibi önlemler yapısal olan ve olmayan olarak ayrılıyor. Yapıyla ilgili olanlar, binalara özel kodlar verilmesi gibi önlemlerle bölgenin afete hazırlanmasını içeriyor.
Yapısal olmayan önlemlerde, arazi kullanım planlaması, yasalar, sigorta, halk eğitimi vs. var.
Bütün bunları yaptıktan sonra olası bir afet durumunda ne yapılabileceği üzerine çalışmalar başlıyor.
‘Acil durum planlaması’ afet durumunda eylem planı yapmayı, ekiplerin eğitimini gerektiriyor. ‘Uyarı ve tahliye’ ise göstergelerin ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, simülasyon tatbikatlarını içeriyor.
Afet olduğunda
Afet olduğunda yapılacakların çok daha az olduğunu anlıyoruz. Şu an deprem bağlamında içinde bulunduğumuz aşama ‘Afete Müdahale’nin ‘Yardım‘ aşamasındayız.
Çizelgede griyle işaretli bu dönem geçtiğimiz bir haftalık dönemi içeriyor.
Bu dönemde toplumun psikolojisi, ruh sağlığı uzmanları tarafından ‘Kahramanlık‘ olarak tanımlanıyor. Saatler ya da günler mertebesinde yapılan yardımlar; arama kurtarma, güvenlik, su ve gıda, barınma ve hijyen, giysi ve battaniye, sağlık yardımlarını kapsıyor. Toplumun enerjisinin en yüksek olduğu bu dönemde insanüstü bir performansla afete müdahale ediliyor.
Çok kritik ve zor ancak yine de işin küçük bir kısmı. Bundan sonraki haftalarda – aylarda ‘Rehabilitasyon‘ (İyileşime) süreci başlayacak. Temel sosyal işlevlerin restorasyonu için çalışılacak. Hayatın yeniden eskiye dönmesi için çalışılacak ‘Yeniden yapılanma’ süreci ise aylar – yıllar mertebesinde devam eden bir süreç. Bu dönemde sosyo-ekonomik işlevlerin yeniden başlaması ve önleyici tedbirler üzerinde çalışılacak.