Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı, Davutoğlu’nun dışişleri bakanı olduğu dönemdi.
BM Genel Kurulu nedeniyle New York’taydık. Hilal Kaplan ve Halime Kökçe’yle birlikte bizi bir akşam misafir etmişti. Sare Hanım, kızı ve damadı vardı. Tam bir aile ortamıydı. Üzerine çok gelindiği bir dönemdi. “Nasıl dayanıyorsunuz?” diye sormuştum.
“Eğer İslam dünyası bu halde olmasa bir gün bile durmam, üniversiteye dönerim” demişti. O gün yazmamı istememişti. Ama bugün yazabilirim. Davutoğlu’nun asıl unvanı, “Hoca”ydı. Çok ders verdi. Ama asıl önemli dersini, giderken vakur duruşuyla verdi.
AK Parti’deki sürece gelince, bugünden sonrası çok önemli. “Başbakan kim olacak” sorusu şu anda en önemli gündem maddesi. Burada profile değil, modele bakmak lazım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni dönemin kodlarını, “Güçlü AK Parti, uyumlu hükümet” olarak verdi. O nedenle derim ki, profile değil, Erdoğan’a bakın. Yoksa enseyi karartırsınız.