ABD seçimlerinin başlangıç düdüğü çalıyor: Biden-Trump karşı karşıya

EMRE ZOR

@zor_emre01

ABD’de 5 Kasım’daki başkanlık seçimleri öncesi ilk canlı münazara, 28 Haziran’da, Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi Partili selefi Donald Trump arasında gerçekleşecek. 

Böylece iki aday, 2020’deki son başkanlık münazarasının ardından ilk kez doğrudan yüzleşecek ve aynı odada bulunacak.

Fotoğraflar: Reuters(Arşiv)

Kasım ayındaki 60’ıncı başkanlık seçimleri öncesi, ABD seçmeni başkan adaylarını iki canlı münazarada izleyecek, tartacak. 28 Haziran’da Türkiye saatiyle sabaha karşı 4’te başlayacak ilk münazara, Biden ile bir önceki başkan Trump arasındaki başkanlık yarışını yeniden şekillendirebilir. İkinci münazara 11 Eylül’de.

ABD’de ilki 1960’da gerçekleşen başkanlık münazaraları için anayasal bir zorunluluk olmasa da seçim dönemlerinde adayların münazaraya katılımı siyasi bir norm. 

Genelde ilk münazara eylül ayında gerçekleşiyor, ancak bu yılki seçimlerin başlangıç düdüğü erken çalınacak.

90 dakika sürecek münazara düdüğünden önce yazı-tura atıldı: Kapanış konuşması mı, sahnedeki yer mi?

Yazı-turayı kazanan başkan Biden, seçimini yaptı ve sahnenin sağını aldı, Trump’ı kameranın soluna yerleştirdi. 

Münazara Trump’a muhalefetiyle bilinen haber kanalı CNN’in Atlanta şehrindeki stüdyolarında gerçekleşecek.

Ekonomiden göçmen meselesine…

Münazaranın başlıca konularının ekonomi, enflasyon ve göçmen meselesi olması bekleniyor. Dış politikada ise dikkatler Çin, Ukrayna-Rusya savaşı ve İsrail’in Gazze’ye saldırısında olacak.

İkilinin münazara performansı, oy vereceği adayı halihazırda bilen seçmenden ziyade kararsızların oyunu şekillendirecek. Seçmenlerin yüzde 20’sinin henüz kararsız olduğu düşünülürse, münazara iki aday için de büyük fırsat.

Biden, Trump’ın 6 Ocak kongre baskınında yarattığı kaos ortamını ve ceza davalarını seçmenlere hatırlatacak, eski başkanın tekrar seçilmesi halinde geleceğin belirsizleşeceğine dair uyarılar yapacak, demokratik değerleri vurgulayacak. 

Bu konuda işi zor görünmüyor. Ne de olsa Biden’ın karşısında ABD tarihinin suçlu bulunan ilk başkanı var. Trump, daha geçen ay, 2016’daki başkanlık kampanyası sırasında ilişki yaşadığı öne sürülen Stormy Daniels’a evrakta sahtecilik yaparak ‘sus payı’ vermek başta, toplamda 34 suçtan hüküm giydi.

Ancak Trump’ın da eli boş değil; o da ABD’nin Biden yönetiminde pahalılaştığını, güçsüzleştiğini ve göçmenler nedeniyle güvenliksizleştiğini vurgulayacak.

Münazaradaki moderatörler Jake Tapper ve Dana Bash’in de, Trump’a, 2020’de başkanlığı Biden’a kaptırdığı seçimlerin arkasından ortaya attığı ve Kongre baskınına yol açan ‘Seçimler çalındı’ yalanını sorması bekleniyor.

Yaşlılık mı, yaşçılık mı?

Tabii münazaradaki konulardan ve adayların yanıtlarından daha çok merak edilen bir mesele var; adayların yaşı.

İkisi de bugüne kadar ABD başkanlık seçimlerinde yarışan en yaşlı adaylar. Ancak Trump 78 yaşına rağmen diri ve kıvrak zekalı görünürken; 81 yaşındaki başkan Biden boşlukla el sıkışma gibi tuhaf hareketleriyle, sendelemeleri ve gaflarıyla dikkat çekiyor. 

Dolayısıyla Biden seçmeni bile başkanın münazara performansından endişeli. 

Yaklaşık 40 yıl senatörlük yapan ve hayatınca siyasetle uğraşan Biden, Trump’a göre daha naif ve geleneksel siyasetçi diliyle konuşuyor. Siyasete sonradan atılan Trump ise zaman zaman siyasi normları aşacak ölçüde kabalaşabilen kendine has bir dil cambazı.

Siyasette sesi çok çıkanın güçlü, alçakgönüllülüğün ise zayıf diye algılandığı bir dönemde Biden’ı zor bir münazara bekliyor.

Biden için fırsat

Ancak bu münazara, yaşına ve zihinsel sağlığına ilişkin endişeleri gidermek adına Biden için biçilmiş kaftan. Ne de olsa siyaset iyi yürüyenin, güzel gülenin ve uçak merdiveninden düşmeyenin kazandığı bir gösteri sahnesinden ibaret değil.

Biden münazaranın kendisi için hayati olduğunu biliyor. Başkan, 19 Haziran’da, 16 kişilik bir ekiple ABD başkanlarının inziva konutu Camp David’e giderek münazara hazırlıklarına başladı. Camp David’deki bir uçak hangarını ışık ve prodüksiyon ekipmanlarıyla donatarak hazırlık münazaraları yaptı.

Başkanlık münazaraları ABD’de en çok izlenen televizyon yayınlarından. Öyle ki 2020 seçimleri öncesindeki ilk Biden-Trump münazarasını 73.1 milyon kişi canlı izlemişti. İkinci münazaraysa pandemide sanaldan yapılmak istenince Trump, ‘‘Sanal bir tartışmayla zamanımı boşa harcayamam’’ diyerek katılmayı reddetmiş, münazara iptal edilmişti. 

Kasımda, seçimlere iki hafta kala bir münazara daha gerçekleşmişti.

Dört yılda rüzgar değişti

Biden ile Trump dört yıl aradan sonra ilk kez doğrudan yüzleşecek. Ancak bu sürede köprünün altından çok sular aktı. 

Ülke pandemi geçirdi, ekonomik belirsizlik arttı, Trump taraftarlarınca Kongre baskını düzenlendi, ulusal kürtaj hakkı Cumhuriyetçilerce ortadan kaldırıldı, Ukrayna ve İsrail savaşın içinde düştü. 

Ayrıca New York eyaletinde 34 suçtan hüküm giyen Trump artık bir suçlu ve hapse girebilir, seçimi kazanırsa, ülkeyi hapisten yönetebilir. Biden ise sadece Cumhuriyetçilerin değil, kendi partisinden bazı Demokratların bile muhalif olduğu, çoğunluğun burun kıvırdığı bir başkan.

2020 münazarası

İkilinin 2020’deki ilk münazarasına sözlerin sık sık kesilmesi ve sert üslup damga vurmuştu. Hatta o münazaranın akılda kalan cümlesi Biden’ındı: ‘‘Susacak mısın dostum?’’ 

İlk münazarada adaylar birbirinin sözünü toplamda 76 kere kesmişti. Öyle ki yazar Stephen King münazaradan sonra Trump için X’ten, ‘‘Biden’ın sözünü kestiğinde şunun mikrofonunu kapatın’’ diye yazmıştı.

İlk münazaradaki kaosun ardından, kasımdaki ikinci münazarada, adayların söz kesmesi halinde mikrofonun kapatılacağı söylenince sadece dört kere söz kesilmişti.

Nitekim ülkedeki kutuplaşmayı analiz eden kuruluş Open to Debate’in raporuna göre başkanlık münazaraları son 16 yılda öğreticiliğini kaybederek daha çatışmacı hale geldi. 

Kurallarda değişiklik

Bu yılki münazarada bazı kurallar farklı olacak. Örneğin, Biden’ın ekibinin isteğiyle, münazaraya izleyici alınmayacak ve böylece münazara sırasında tezahürat veya yuhalama olmayacak. Konuşma sırası gelmeyen tarafın mikrofonu, yine Biden ekibinin isteğiyle kapanacak.

Ayrıca bu yıl münazaraya Başkanlık Münazaraları Komisyonu (CPD) ev sahipliği yapmayacak.

Adaylara sadece kalem-kağıt ve su şişesi verilecek. Önceden hazırlanmış not veya ekstra bir şey getirmeleri yasak. Soruları cevaplamaları için iki dakikaları var.

Her aday yok

CNN’in ev sahipliğindeki münazaranın kurallarına göre başkan adaylarının münazaraya katılabilmesi için dört ayrı ulusal ankette en az yüzde 15 oy alması gerekiyor. 

Bu kural, üç adayın münazaraya katılmasına engel: Bağımsız aday Robert F. Kennedy Jr., Yeşil Partili Jill Stein ve bağımsız aday Cornel West.

Üç ulusal ankette yüzde 15’i bulamayan Kennedy Jr., münazaradan dışlanmasına, ‘‘Anti-demokratik, Anti-Amerikan ve alçakça’’ diye isyan etti.

Siyasi norm

Başkanlık münazaralarını kurumsallaştırmak için 1987’de Başkanlık Münazaraları Komisyonu (CPD) kuruldu. O dönem televizyon münazaraları nispeten yeniydi. İlki 1960’ta John F. Kennedy ile Richard Nixon arasında gerçekleşti. 

Ancak görevdeki başkanların bu uygulamayı ‘aşağılayıcı’ bulması nedeniyle sonraki 16 yıl münazara yapılamadı. 

Şimdiyse seçim öncesi canlı yayında münazaraya çıkmak ve muhalif adayla diyaloğa girerek ‘yüzleşmek’ siyasi bir norm. Ne de olsa muhalefet, demokrasinin benzini.