ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, bu akşam yayınladığı mesajda, Beyaz Saray’ın önümüzdeki dönem Suriye’de izleyeceği politikayı net biçimde ortaya koydu.
Mesaj, tam da 18 Ocak tarihli mutabakatın dün imzalanamaması üzerine Suriye Demokratik Güçleri’yle (SDG) Suriye birlikleri arasında çatışmaların alevleneceği kaygısının yayıldığı gün geldi.
Omurgasını YPG’in oluşturduğu SDG’nin ‘IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğu’ belirtilen mesajda ‘ayrılıkçılık ya da federalizm’in üstü çizilerek Suriyeli Kürtlere şu önerildi: ‘Suriye ulus-devletine entegrasyon.’
Mesajın tamamı şöyle:
“Suriye’de Kürtler için şu anda en büyük fırsat, başkan Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetçe yürütülen Esad sonrası geçiş sürecinde yatıyor. Yurttaşlık hakları, kültürel güvenceler ve siyasi katılım eşliğinde birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyona giden bir yol var. Birçok Kürdün devletsizlik, dil kısıtlamaları ve sistemsel ayrımcılığa tabi tutulduğu Beşar Esad rejiminde yukarıda sayılanların hiçbiri söz konusu bile değildi.
ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri varlığının gerekçesi IŞİD’le mücadelede güç birliğiydi. Kürtlerin öncülük ettiği SDG, 2019’a kadar IŞİD’in halifeliğini yenilgiye uğratmada en etkili ortağımızdı. Binlerce IŞİD mensubu ve aile bireyini yakalayıp Hol ve Şaddadi gibi hapishanelerde ve kamplarda tuttular. O dönemde işbirliği yapılabilecek işlevsel bir merkezi Suriye devleti yoktu. Esad rejimi zayıflamıştı, tartışmalıydı ve İran ve Rusya’yla ittifakı nedeniyle IŞİD’e karşı güvenilir bir ortak değildi.
Bugün durum köklü biçimde değişmiş durumda. Artık Suriye’de, 2025’in sonlarında -90’ıncı üye olarak- Küresel IŞİD’le Mücadele Küresel Koalisyonu’na katılmış, tanınan, yönünü Batı’ya ve ABD’yle terörle mücadelede işbirliğine çevirmiş merkezi bir hükümet var. Bu, ABD-SDG ortaklığının temelini da sarsıyor: SDG’nin IŞİD karşıtı başat güç rolü artık büyük ölçüde miyadını doldurmuş bulunuyor. Çünkü Şam artık IŞİD hapishaneleri ve kamplarının denetimi dahil güvenlik yükümlülüklerini üstlenmeye hem istekli hem muktedir.
Son gelişmelerin işaret ettiği gibi ABD halihazırda etkin biçimde söz konusu geçiş sürecini ilerletmeye odaklanmıştır, SDG’nin rolünü uzatmaya değil.
Bu bağlamda:
- * Geçiş dönemi anlaşmasına varılıp takvim dahilinde ve barış içinde uygulanabilmesi için Suriye hükümeti ve SDG’yle yoğun istişareler yürüttük. Anlaşma 18 Ocak’ta imzalandı.
- * Anlaşma SDG güçlerinin ulusal orduya entegrasyonunu (bireysel olarak ki bu hala en ihtilaflı konulardan biri), belli başlı altyapıyı teslim etmesini (petrol sahaları, barajlar, sınır noktaları vb.) ve IŞİD hapishane ve kamplarının denetimini Şam’a devretmesini öngörüyor.
- ABD’nin Suriye’de uzun süre askeri varlık bulundurmak gibi bir niyeti yok. Önceliği IŞİD kalıntılarının yenilmesi, geçmişin izlerinin silinmesi, ayrılıkçılık ya da federalizmden uzak durulup ulusal bütünlüğün sağlanması.
- Bu, Kürtler için eşsiz bir pencere açıyor: Yeni Suriye devletine katılım demek eksiksiz yurttaşlık hakları (devletsiz bırakılmışlar dahil), Suriye’nin bütünleyici bir parçası olarak tanınma, Kürt dili ve kültürüne (Kürtçe eğitim, Nevruz’un milli tatil ilanı vb.) anayasal güvence ve SDG’nin iç savaş kargaşasındaki yarı özerkliğinin çok ötesinde bir boyutta yönetişime katılım demek.
- Riskler (kırılgan ateşkesler, zaman zaman çatışmalar, köktencilerden yana kaygılar ya da bazı aktörlerin geçmişin yaralarını deşme isteği gibi) bulunsa da ABD Kürtlerin hakları ve IŞİD’le mücadelede işbirliği için bastırıyor. Alternatifi, yani bitmek bilmez bir ayrışma, istikrarsızlığa ya IŞİD’in küllerinden doğmasına yol açabilir. ABD diplomasisinin desteğini almış bu entegrasyon, uluslararası tanınırlığı bulunan bir Suriye ulus-devleti bünyesinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmek için Kürtlerin bugüne kadarki en iyi şansı.
ABD Suriye’de şu iki noktaya odaklanmış bulunuyor:
1- IŞİD’lilerin tutulduğu ve halen SDG’nin korumasında bulunan hapishanelerin güvenliğinin sağlanması
2) SDG ile Suriye hükümeti arasında SDG’nin barışçıl entegrasyonunu ve Kürtlerin tarihte görülmemiş biçimde siyasi düzlemde tam Suriye yurttaşlığına geçişini sağlayacak görüşmelerin ilerletilmesi