Abbas Güçlü: Yerel sorunlara yönelik makale yazan yok gibi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

QS’in Dünyanın En İyi Üniversiteleri Sıralaması açıklandı. İlk 500’de 5, ilk 1000’de 11 üniversitemiz yer aldı. Üniversite sıralamaları, tıpkı Erovizyon şarkı yarışması gibi dünyanın pek umurunda olmasa da bizde çok önemli.

Peki bu ani yükseliş ne anlama geliyor? Tablo harika ama üniversitelerimizin hali de ortada. Önemli olan parametreler. Bu sıralamalarda esas olan yayın, refere ve patent sayıları, peki ya ülkeye katkısı?

Gelişmiş ülkelerin son yıllardaki birinci önceliği ülkeye, bulunduğu bölgeye, kente ve özellikle de sponsorlara, örneğin vergi verenlere ve öğrencilere katkısı! Uluslararası kabul gören dergilerde yayınlanması koşulu nedeniyle yerel sorunlara yönelik makale yazan yok gibi.

Bilim insanlarımızı ülke sorunlarına yabancılaştırdığımız gibi şimdi üniversitelerimizi karşılığı olmayan sıralamalarla oyalıyoruz.

Yerel tohumları yok edip hibrit tohuma geçildi. Sonra da eyvah eyvah deyip yerel tohum arayışına girdik.

Üniversite sıralamalarında önemli olan başkalarının kriterleri ve öncelikleri değil, evrensel değerler ve ülke çıkarları olmalıdır.

Bu çerçeveden baktığımızda Üniversite = Bilim + Liyakat + Kalite + Üretim + İstihdam + Mutluluk olmalı. Peki bunu ne kadar sağlayabiliyorlar? Daha da önemlisi dünden bugüne ne değişti de sıralar aniden yükseldi?

Sayılar, sıralamalar elbette önemli ama her şey değil. Brezilya dünyanın en fazla üniversitesi olan 5., Meksika da 6. ülkesi. Peki refah sıralamasında kaçıncı sıradalar?

Üniversiteler bulundukları kentlere elbette ticari kazanç da sağlamalı ama asli görevlerini asla unutmamalılar…

Abbas Güçlü’nün yazısı