AB sigarasız alanları genişletirken Türkiye daraltıyor

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri sigarasız alanları genişletiyor. AB Konseyi çocuk oyun alanları, yüzme havuzları, eğlence parkları ve kafe terasları dahil birçok alanda sigara ve e-sigara yasaklarının genişletilmesini tavsiye ediyor. Gelişmiş ülkeler gelecek nesillerini korumak için önlemleri sıkılaştırırken, Türkiye her geçen gün ‘fiilen’ gevşetiyor.

Fotoğraf: AA

12 ülkenin sağlık bakanı AB Komisyonu’na bir mektup yazarak, sigarayla mücadele çağrısı yapmıştı. Bakanlar gençler arasında yeni nikotin ürünlerinin (e-sigara, ısıtılmış tütün) kullanımının artması, sınır ötesi uzaktan satışlar ve sosyal medya platformlarıyla ilgili endişelerini dile getirmişlerdi.

AB’nin hedefi tütünsüz nesil

AB yeni düzenlemeyle ikinci ve üçüncü el sigara içiciliğine karşı özellikle çocukları ve gençleri korumayı hedefliyor.

İlk el sigara içiciliğinde dumanı sadece içen soluyor. İkinci el sigara (pasif içicilikte) içiciliğinde, içmeyenler duman ve başka zararlı maddelerden etkileniyor. Üçüncü el sigara içiciliğinde, ortamdaki eşyalara sinen duman solunuyor.

Avrupa’da sigara içenlerin yarısından fazlası 19 yaşından önce başlıyor. İkinci ve üçüncü el dumana en çok 15-24 yaş aralığındakiler maruz kalıyor.

AB’nin 2040’a kadar nüfusun yüzde 5’inden azının tütün kullandığı ‘tütünsüz nesil’ yaratma hedefi var.

İçicilik ‘pasif’ olsa da hastalıklar aktif!

Bir kez daha buradan hatırlatalım, tütün tüketimi önlenebilir kanserlerin önde gelen nedeni. Tüm kanserlerin yüzde 27’si tütüne bağlı gelişiyor. Kalp ve damar hastalıklarıyla, başka kronik hastalıkların gelişimi ve seyrinde de önemli bir etken.

Avrupa’daki tüm kalp ve damar hastalarının yaklaşık yüzde 9’unun ve buna bağlı ölümlerin yüzde 2’sinden fazlasının pasif içicilikten kaynaklandığı hesaplanıyor. Evde veya işte pasif içici olanların kalp hastalığı geliştirme riski yüzde 25-30, kanser riskini yüzde 16’ya kadar yükseltebiliyor.

AB’de nüfusun yüzde 24’ünün sigara içtiği tahmin ediliyor ve her yıl tütün tüketimi nedeniyle yaklaşık 700 bin insan ölüyor.

E-sigara, ısıtılmış tütün dumanı da pasif içiciyi etkiliyor

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de ikinci el sigara içicileri için güvenli bir doz olmadığı uyarısı yapıyor. Yine örgüt, e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri gibi yeni çıkan ürünler de pasif içicilik aerosollerine maruz bıraktığı, önemli solunum ve kalp damar sorunlarına yol açabileceğini söylüyor.

Türkiye’de 4207 sayılı ‘Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’ da 2008’de yapılan düzenlemelerle kamuya açık tüm kapalı alanlar, 2009’daysa özel hukuk kişilerine ait lokanta, kahvehane, kafeterya, birahane gibi işletmelerde tütün ürünlerinin tüketilmesi yasaklanmıştı. Aynı düzenleme reklam yasağı da getirdi.

Ülkemizdeki son duruma gelince, dumansız hava sahaları giderek daralıyor. Arada bazı Sağlık Bakanları plajlara dahi sigara yasakları getirmekten söz etse de gelinen noktada restoranlarda, eğlence mekânlarında, bazı toplu taşıma araçlarında, hastane önlerinde, duraklarda sigara içiliyor. Ne denetleyen var ne de cezalardan cayan. Ruhsatı olmayan çeşit çeşit yeni nesil ürünlere 24 saat, serbestçe ulaşmak mümkün. Çocukların ellerinde şekil şekil, renk renk e-sigaralar. Artık okul tuvaletlerinde, bahçelerinde bunlar tüttürülüyor. Herkes biliyor, görüyor ancak çocukları, gençleri bunlardan korumak için kamu tek bir adım dahi atmıyor.

Marketlerde, benzin istasyonlarında ve büfelerde aleni bir şekilde sigara reklamına devam ediliyor. Reklam ihlali konusunda yapılan şikâyetlerse kanunla ilgili yönetmelik çıkmadığı gerekçesiyle işleme konmuyor.

‘Birer birer yasaklar kalktı’

Sağlığa Evet Derneği ve çocuk göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı, DSÖ Avrupa bölgesinde sigara içme oranı yükselen tek ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.

Sigara yasaklarını yönelik yapılan düzenlemelere uyulan 2009-2010 arasında tüketimin yüzde 13 oranında düştüğünü hatırlatan Dağlı, şunu dedi:

“Büyük heyecanla başladık. Çok iyi gittik. Başarımızdan dolayı ödüller aldık. Sonra baktık ki bazı yerlerde denetimle ilgili sıkıntılar olmaya başladı. Zaman içinde birer birer tütün yasaklarıyla ilgili bütün kanun maddelerinin ‘yok’ olduğunu (fiilen uygulanmadığını) gördük.”

Sağlık Bakanlığının bir genelgeyle açılır-kapanır alanlarda sigara içilmesinin önünü açması geriye atılan en büyük adımlardandı. Bütün işletmeler bu alanları yaptı. Denetimlerde açtı, sonrasında yine kapadı. Derken sigara içilen alanlar, kapalı yerlere doğru yeniden genişledi. İçmeyenlerin mekânlardaki ‘sürgün’ü yeniden başladı.

‘Bu kadar dibe vurduğumuz başka zaman olmadı’

Yaklaşık 35 yıldır tütün mücadelesi içinde olan Dağlı “Ben kendi adıma da çok mutsuzum. Tam başarıyoruz zannetmişken bu kadar dibe vurduğumuz başka bir zaman da olmamıştı” dedi.

Kapalı alan yasaklarının denetimini sağlık bakanlığı, belediye ve polis birlikte yapıyor. Her üç gruptan birer temsilcinin bulunması gerekiyor. Bu denetimlerin uzun zamandır yapılamadığını belirten Dağlı, şöyle devam etti: “Bunların tekrar harekete geçmesi gerekir. Çünkü gittiğimiz yerin sonu yok. Türkiye sağlığını kaybediyor. İleride çok zorlanan bir gençlik olacak.”

Sigarasız alanlar bağımlılıkla mücadelede güçlü araçlar

Bağımlılık Akademisi’nin kurucularından uzman psikolog Melike Şimşek, sigarasız alanların bağımlıları için, bağımlılığına karşı mücadelede güçlü bir araç olduğunu vurguladı: “Bunun iki yönü var. İlki sigara içmenin sosyal açıdan hoş karşılanmadığı ve kabul görmediği bir ortam, kişileri sigarayı bırakmaları yönünde teşvik eder. İkincisi, bulunduğu ortamda sigara içemeyen, dışarı çıkıp sigarasını içeceği için kullanım miktarında azalma olur. Yani bir nevi zarar azaltır.

Bağımlılık aynı zamanda davranışların otomatik hale gelmesi. Sigarayı mekân dışında içmek otomatik davranışları bozar. Normalleştirmemek ve otomatik davranışları kırmak için mekânlar sigarasızlaştırılmalı.”

Sigarasız mekânların yaygınlaşması, sigara kullanımını yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de etkili bir şekilde azaltır. Bağımlılıkla mücadelede en önemli adımlardan biri, sigara içmeye uygun ortamları sınırlamak.

Şimşek “Sigara içmenin normalleştirildiği sosyal yapıları değiştirmek de önemli adımlardan. Böylelikle hem sigara bağımlılığının önüne geçebiliriz hem de sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmış oluruz” dedi.

Araştırma: Bir dal sigara ömrü 20 dakika kısaltıyor