Bakınız geçen yıl temmuz ayında tarla fiyatı 0,83 kuruş olan kuru soğanın, bu yıl tarla fiyatı 0,75 kuruşa düşmüş. Ama aynı kuru soğan geçen yıl temmuz ayında rafta 1,785 liraya satılırken, bu yıl 2,08 liraya satılmış.
Tarla fiyatı yüzde 10 düşen ürünün raf fiyatı yüzde 16,5 artış göstermiş.
Yine geçen yıl temmuz ayında tarlada 1,15 lira olan patates bu yıl aynı ayda tarla fiyatı 1,00 liraya düşmüş. Ama patatesin raf fiyatı geçen yıl temmuz ayında 2,33 liradan bu yıl 2,79 liraya yükselmiş.
Tarla fiyatı yüzde 13 gerileyen patatesin neden raf fiyatı yüzde 19,6 artar?
Domateste de durum aynı. Geçen yıl tarlada 1,77 liraya satılan domates bu yıl aynı ayda tarla fiyatı değişmeden kalmış. Oysa domatesin raf fiyatı geçen yıl temmuz ayında 3,24 liradan bu yıl 4,44 liraya çıkmış.
Tarla fiyatı aynı kalan domates neden raflarda yüzde 37 zamlanır ki?
Kısaca defalarca değindiğimiz konuya geri dönüyoruz: Tarlada çiftçinin para etmeyen ürünü rafta tüketiciyi çileden çıkartıyor.
Tarımda sorunun tarla olmadığını, hatta tarlada çiftçinin büyük zararda olduğunu dilimizde tüy bitercesine yıllardır yazıyoruz.