Ama yıllar sonra tarihsel gerçeklik bir kez daha tecelli etti ve ABD’nin asla kurtarıcı falan olmadığı çok net ortaya çıktı. Hatta terör bahanesiyle çöktüğü Afganistan’da 1. Taliban dönemini bitiren ABD tam 20 yıl sonra ülkenin yönetimini yine onlara teslim ederek ülkeyi daha da karmaşıklaştırdı. Hem de Başkan Joe Biden’ın “Afganistan ordusunun bile savaşmadığı, siyasilerinin kaçtığı bir ortamda ABD askerini feda etmem” sözleriyle tüm sorumluluğu Afgan yönetimi ve güvenlik güçlerine yükleyerek. Bu sözler ABD halkına ve dünya kamuoyuna damardan dokunma açısından etkileyici ancak bir o kadar da süper güç ABD’nin kendi yetiştirdiği ordunun yapısından bihaber olduğunu da ortaya koyan, tam anlamıyla bir aciziyet niteliğinde. Çünkü her yerde kulağı olan, herkesi dinleyen, yönlendiren ABD milyarlarca dolar harcayarak eğittiği adamların tüyeceğini nedense kestiremiyor! Hatta ülkedeki olayların gelişme hızı ve zamanlamasını da… Yani “Taliban’ı durdurmak Afgan ordusunun işiydi, yapamadı” demek kolay ama bu ABD’nin sorumluluğu yok anlamına gelmiyor. Hele de bundan sonra hem Afganistan’da yaşanacaklar hem de tüm dünyayı etkileyecek göç ya da terör gibi diğer olası tehditler dikkate alındığında. Ki bunun işaretleri de fazlasıyla var.