CANAN COŞKUN
canancoskun2@gmail.com
@canancoskun
Gezi Parkı eylemleri sırasında sıktığı gaz fişeğiyle Berkin Elvan’ın ölümüne yol açmaktan suçlu bulunan polis memuru Fatih Dalgalı’ya 16 yıl sekiz ay hapis cezasına çaptırıldığı kararın gerekçesi açıklandı. Mahkeme, Dalgalı’nın nişan alarak atış yaptığını belirtti.
Dalgalı, kendisine verilen ceza Yargıtay tarafından onanırsa Nisan 2002’de AKP ve MHP’nin hazırladığı ceza infaz düzenlemesi sayesinde cezaevinde beş yıl dört ay kalacak.

İstanbul 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18 Haziran’da polis Dalgalı’ya verdiği hapis cezasının 308 sayfalık gerekçesinden öne çıkan bazı kısımlar şöyle:
‘Savunmaları tutarlı değil’
*Sanık, soruşturma ve yargılama aşamasında birçok farklı beyanda bulundu. Bir savunmasında olay günü gazcı, bir başka savunmasında araç koruma personeli olarak görev yaptığını söylemişti.
Mahkeme, bu tutarsızlıkla ilgili şu yorumu yaptı: “Sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya matuf, gerçeği yansıtmayan soyut savunmalar olarak kaldığı, kendi içinde tutarlı olmayan anlatımlarda bulunduğu, bu savunmalarının kamera kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve HTS kayıtlarıyla uyumlu olmadığı sonucuna varılmıştır.”
Nişan alarak, hedef gözeterek, pusu kurarak…
*Sanık İçişleri Bakanlığı genelgesinde belirtilenin aksine pusu kurarak, yere sektirmeden, doğrudan, hedef gözeterek atış yaptı.
Bu durumla ilgili mahkemenin yorumu şöyle: “Atışın sektirerek, hedef gözetmeksizin değil nişan alarak ve yere paralel olarak yapıldığı, atış neticesinde eşzamanlı olarak maktulün yere düştüğü anlaşılmıştır.”
‘Olaylar dinmişti’
*Berkin Elvan’ın vurulduğu saat 07:00 sıralarında gece boyu süren olaylar dinmişti, herhangi bir kargaşa, gösteri ve saldırı yoktu.
Mahkeme şu tespitte bulundu: “Maktul evine yaklaşık 100 metre mesafede devam eden esaslı bir eylem veya direniş olmadığı halde sabahın erken saatlerinde sanık tarafından belki de hiç gerekmediği halde yapılan gaz tüfeği atışı neticesinde yaralanarak hayatını kaybetmiştir.”
‘Gaz tüfeği öldürmeye elverişli bir silah’
*Gaz tüfeği bu amaçla yapılmış olmasa da yanlış, hatalı veya kasti bir kullanım sonucu öldürmeye pekala elverişli bir silah hükmündedir.
Görev suçu
*Sanığın eylemi görevden kaynaklanan bir yetkinin veya takdir yetkisinin kötüye kullanılması ve işlenen suç ile görev arasında illiyet bağı olması nedeniyle görev suçu kapsamındadır.
‘Diğer sorumluların da cezalandırılması amaçlandı’
*Davanın kamuoyunda ilgi görmesi, iyi niyetli kesimlerin olduğu kadar terör örgütlerinin de ilgisini çekti. Sanık özelinde tüm emniyet teşkilatı ve diğer atanmış veya seçilmiş kamu görevlilerinin cezai sorumluluğu yoluna gidilmesi amaçlandı.
Gezi eylemlerinin sürdüğü günlerde başbakanlık koltuğunda oturan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, katıldığı bir mitingde “Herkes polise emri kim verdi diye soruyor. Açıklıyorum emri ben verdim” demişti.
Ne olmuştu?
Berkin’in hastaneye kaldırıldığı günden itibaren ailesi, polis tarafından çekilen görüntüleri, görev yapan polislerin isimlerinin soruşturma dosyasına getirilmesini istedi ancak emniyet, aylarca ayak direyerek ne görüntüleri ne de isimleri yolladı. Soruşturmanın savcılarından Faruk Bildirici’nin isimleri yollamayan sorumlular hakkında yasal işlem başlatma uyarısından sonra emniyet dosyaya 1065 polisin ismini yolladı.
Emniyet, MOBESE ya da polis kaydı bulunmadığını öne sürdü. Görüntüler, ancak avukatların zırhlı araçların çektiği kamera kayıtlarını istemesi üzerine dosyaya yollandı.
Berkin’i vuran polisin ismi Aralık 2016’ya kadar tespit edilemedi. Dosyada gizlilik kararı bulunduğu için savcılığın işlem yapıp yapmadığı bilinmiyordu.
6 Aralık 2016’da Erdoğan’ın damadı, dönemin Hazine ve Maliye bakanı Berat Albayrak’ın kişisel e-posta adresindeki binlerce e-posta WikiLeaks tarafından sızdırıldı. Albayrak’a e-posta yollayanların arasında Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç de vardı. Dinç, 3 Kasım 2014’de yolladığı e-postada Albayrak’a “Berkin Elvan’ın Twitter üzerinden örgütsel nitelikte fotoğrafları yayınlanmıştır” diyordu.
Albayrak’ın e-postalarının sızmasından bir gün sonra, yani Berkin’in ölümünden 1270 gün sonra dönemin İstanbul başsavcısı İrfan Fidan, faile yönelik iddianamenin tamamlandığını açıkladı. Şüpheli polisin ismi Fatih Dalgalı’ydı. Ne var ki iddianamede Dalgalı’nın suçunun tespitinden çok Berkin’e suç aranmıştı.
Soruşturma sürerken avukatların olay yeri keşif talebi mahkemeler tarafından ‘zaruri olmadığı ve yarar sağlamayacağı’ gerekçesiyle reddedildi. Keşif, ancak Berkin’in ölümünden altı yıl sonra, Nisan 2019’da yapıldı.
Sanık polis Dalgalı hep tutuksuz yargılandı. Dosyada hükmün açıklanmasına yaklaşılırken mahkeme başkanı Yargıtay’a atandı. Yerine, Ali İsmail Korkmaz’ın katili Mevlüt Saldoğan’ı Gezi Parkı davasına ‘mağdur’ olarak kabul eden ve Twitter hesabından Berkin’e ‘terörist’ denen paylaşımları beğenmiş hakim Mehmet Galip Perk getirildi. Sonra Perk de görevden alındı.