İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. Melih Bulu’nun atanması sonrası başlayan eylemlere müdahale eden polislere soruşturma izni verilmemesi kararını kaldırdı.

Bulu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 2 Ocak’ta rektör olarak atanmasının ardından hem okulda hem de Kadıköy ilçesinde eylemler düzenlenmişti. Eylemlere polis müdahale etmişti. Bulu, 15 Temmuz’da görevden alınmıştı.
Sol haber portalında yer alan habere göre Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) çağrısı üzerine 2 Şubat’taki basın açıklamasına katılan TKP üyesi Eray Türkdoğan, kötü muamele gördüğünü belirterek polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.
Savcılık, soruşturma izni almak üzerine dosyayı valiliğe yolladı. Valilik ise ‘polisin görevini yerine getirdiğini’ belirterek soruşturma izni vermedi. Türkdoğan’ı temsil eden ‘TKP’li Hukukçular’, bölge idare mahkemesine başvurarak valiliğin kararının kaldırılmasını istedi.
Mahkeme, valiliğin kararını kaldırırken, gerekçede şu ifadelere yer verdi: “Bu durumda, ilgiliye isnat edilen darp ve kötü muamele fiillerinin görev sırasında olmakla birlikte görevden kaynaklanmadığı, yani görev sebebiyle işlenmediği açık olduğundan ilgililer hakkında bu yasanın öngördüğü özel soruşturma usulünün uygulanması ve soruşturma izni verilmesi/verilmemesi yolunda karar tesis edilmesi mümkün değildir.”
Dosya, soruşturma izni alıp almamak gibi bir aşama olmaksızın doğrudan soruşturma yapılması üzere savcılığa gönderildi.
‘Hukuka aykırılıkta soruşturma açılabilecek’
TKP’li Hukukçular adına yasal süreci yürüten avukat Özge Demir, kararı şöyle yorumladı: “Açıkçası karar oldukça önemli. Benim müvekkilim, Boğaziçi Üniversitesi’ne destek için Kadıköy’de yapılan basın açıklamasına katıldıktan sonra basın açıklamasının yapıldığı yerden uzakta yerde tekmelenerek, başı polis barikatına vurularak gözaltına alındı. Şikayetçi olduk, üstelik bu anların videosunu ve fotoğraflarını da sunduk. Özellikle belirtmek istiyorum, polisin eylemleri görevi kapsamında sayıldı ve soruşturma yapılmasına izin verilmedi.
Karara itiraz ettik. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ise hiç alışık olmadığımız bir karar verdi. Dedi ki; ‘Polis tarafından şahsın tekmelenmesi, başının barikata vurulması, her ne kadar polisin görevi esnasında yapılmış olsa da bu filler, polisin göreviyle ilgili fiiller değildir.’ Bu nedenle soruşturma izni verilmesi yönünde özel hükümlerin uygulanmaması, doğrudan soruşturma açılması gerekir. Bunun anlamı şu… Artık herhangi bir eylemde polis hukuka aykırı bir şiddet uygularsa, polis hakkında doğrudan soruşturma açılacak.”