Kültür sanat kurumlarının, hükümete tabi olacak Türkiye Sanat Kurulu’na (TÜSAK) devredilmesini öngören yasa tasarısının ortaya atılmasının ardından camiada başlayan çalkantı durulmuyor.
Son olarak Mustafa Kurt’un Devlet Tiyatroları (DT) genel müdürlüğünü bırakmasının ardından şimdi de İstanbul Devlet Tiyatroları Müdürü Şakir Gürzumar görevi bıraktı.

Altı sezondur İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü görevini yürüten Şakir Gürzumar’ın istifa kararı İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından yazılı açıklamayla duyuruldu. Ancak Gürzumar’ın istifasının nedeniyle herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı.
İstifalar TÜSAK ve sansürle başladı
Devlet Tiyatroları’ndaki istifa ve protestolar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın klasik Alman edebiyatının en büyük yazarlarından Johann Wolfgang von Goethe hakkındaki ‘Güneş Batarken Bile Büyük‘ adlı oyunu ‘erotik’ addedilen ifadeler nedeniyle sansürlediğine dair haber sonrası başlamıştı.
Kurt herhangi bir açıklama yapmazken yönetmen Akşar ise, bakanlığın oyundaki ‘erotik’ repliklerden değil, sanatçıya iktidar baskısı ve din istismarına dair repliklerden rahatsız olduğunu söylemişti. Akşar, Kurt’u da ‘kahramanlık’ taslayıp yalan söylemekle suçlamıştı.
Kurt’un istifasından sonra vekil olarak TÜSAK’a olumlu bakışıyla bilinen tiyatrocu ve oyuncu Nejat Birecik atanmıştı.
Peş peşe istifalar
Kurt’un ayrılıp Birecik’in göreve getirilmesi üzerine Sanattan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Osman Nuri Ercan, Ankara Devlet Tiyatroları Müdürü Şekip Taşpınar, müdür yardımcısı Serdar Kayaokay’la başrejisör Ali Hürol, Adana DT Müdürü Gökhan Doğan ve Van DT Müdürü Demet Boci de istifa etmişti.
Oyuncu, yönetmen, yazar ve rejisör Yücel Erten de Sanattan Yansımalar sitesinde yer alan açıklamasına göre bu dönem Devlet Tiyatroları’nda yaptığı uyarlamaların sahnelenmesine izin vermeyeceğini ve herhangi bir oyun sahnemeyeceğini açıklamıştı.
‘TÜSAK’ın tetikçisi’
Yücel açıklamasında vekaleten genel müdürlüğe getirilen Nejat Birecik’i hedef alarak şu ifadeleri kullanmıştı: “Kamuoyunda tiyatrocu olarak meçhul, iktidar yandaşlığı ile oldukça meşhur ve sanat kurumlarımızı yok etme projesi TÜSAK’ın tetikçisi olduğunu saklamayacak kadar da zihnen mefluç birisi olduğu anlaşılıyor.
Eh, hayatımın büyük bir bölümünü adadığım o kurum üzerindeki aymazlık artık bu raddeye vardığına göre, ben de kendimce gereğini düşündüm. Bir kere daha ‘Hele bir dur bakalım, icraatını görelim, önyargılı olmayalım’ demeyeceğim.”
TÜSAK: Kültür-sanata ‘TRT’ modeli
Devlet Tiyatroları: TÜSAK tek tip sanat yaratır
Sanatçıların TÜSAK isyanı: Gerekirse parlamentoyu işgal ederiz
Siyasi erke bağlı sanata isyan
Senfoni orkestraları ses verdi: Sanatsız Türkiye yaratılacak