Akif Beki: Soylu, demagoji ve ajitasyonla yuvarlıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Peker’e polis koruması, kendi döneminde kaç yıl uzatıldı? Aslında kim olduğunu ve ne yaptığını anlaması ne kadar zaman aldı?

… Peker’in yakalanan uyuşturucu baronuyla suç ilişkisi ne zaman tespit edildi?… biliniyorduysa gidişine nasıl ve neden göz yumuldu?

Peker, “Köfteci Yusuf’a çökmeye çalışmak”tan takibe alınınca kaçmış. Çökme çalışmasının kamera görüntüsü ellerindeymiş.

Sokak röportajında iktidara iki laf eden vatandaş, evine varmadan yakalanıyor. Kamerayla kaydedilen bir örgütlü suçun faillerini yakalamak için polis neyi bekledi?

Bakan’dan basit ve somut bir cevap istiyorsunuz, yok.

“Devlet suçu belgeler, yarına bırakır ama yanına bırakmaz” gibi mafya dizisi replikleri, bunu açıklar mı?

Muhalif siyasetçi ve gazeteciler sokakta saldırıya uğradığında Soylu “Devletin uçan kuştan bile haberi var, bizden kaçmaz, rahat olun” demişti.

Uçan kuştan haberi olan istihbaratımız, Peker’i nasıl gözünden kaçırdı?

Bakan, alakası olmayan olayları birbirine bağlayarak demagoji ve ajitasyonla yuvarlıyor hep.

Peker, FETÖ, PKK, uluslararası uyuşturucu çeteleri, küresel mafya, dış güçler, emperyalist ABD ve darbeci Dubai’yle içerideki gazeteci-siyasetçi işbirlikçileri bir araya gelip organize saldırı başlatmış. Bir buçuk iki yıllık süreçmiş.

İnandık diyelim. O sırada istihbaratımız neredeydi?

Muhalefet de Peker’den etkilenerek bu kokteyl terör ve suç örgütüne alet oluyor, onların ağzıyla konuşuyormuş.

Oysa hedef şahsı değil devletmiş, oyun yine büyük anlayacağınız.

Akif Beki’nin yazısı