Soylu’ya dönersek; ansızın bir gece yarısı kararnamesi ile… Bu da mümkün. Kısa sürede sinirleri yıprandı. İktidar sözcüleri arkasında ‘duruyormuş’ gibi yapıyor. Sokağa çıkma yasağında test ettiği gücünü revize etme fırsatı bulamadı. İktidar çevresi ve kamuoyu nezdindeki karizması bir ay önceki gibi bile değil. “Terör örgütlerini bitirdik” argümanı tek başına yeterli olmuyor.
AKP içinde kaynayan kazan, Soylu’dan azade değil. Ama Soylu da tek başına kavga odağı değil. Gerginlik henüz içeride. Daha paydaşlara sirayet etmedi. Peker, parça kopararak, ayrılıklar ve aykırılıklar döneminin artarak süreceğine ilişkin bir şifre.
Susurluk’un, çok daha sert devam versiyonunu izliyoruz. Mehmet Ağar’ın duvardan tuğla çekme sözü meşhur! Tuğla mı kaldı? Duvarın önünde itişip duruyorlar. Tek temenni, sallanan duvarın tüm Türkiye üzerine çökmemesi!