ALİ İHSAN NERGİZ*
Türkiye’de günlük vakalar azalışa geçerken vefat sayıları ‘rekor’ kırmış vaziyette. Hindistan pandemi sürecindeki en derin sağlık krizinin pençesinde çırpınıyor.
Tan kapanma beklentisi gerçekçi mi? Yaz aylarında sınırlarımızda oluşabilecek tehlike ne? 2020 öncesinde olsak günlerce sağlık gündeminde yer alacak güzel haber neydi?
Sağlık alanında bu haftanın kaydadeğer gelişmelerini derledik.
Vefat sayıları tavan yaptı, tam kapanma kapıda mı?
Türkiye’de günlük vaka sayıları 60 binin üstüne çıktıktan sonra düşüşe geçti. Dünyada nüfus başına en yüksek vaka sayılarının görülmesiyle pik noktasına ulaşıldığı düşünülürken yeni kısıtlamaların da etkisini göstermesi bekleniyor.
Bununla birlikte bir iki hafta önce gerçekleşen yeni bulaşların şu an vefat sayısına yansıdığını görüyoruz. Her gün yüzlerce vatandaş doğru önlemler alındığı takdirde önlenebilecek bir sebep yüzünden yaşamını yitiriyor. Kısıtlamaların hala yetersiz olduğu ve tam kapanmanın vakti geldiğine dair yoğun baskı var.
Ekonomideki kötü gidişat ve toparlanma yönündeki çabaları dikkate alınca iktidardan böyle bir hamle gelmesi şu an için pek olası değil. Yine de pazartesi günü kabine toplantısının ardından önlemlerin sıkılaştırılması yönünde açıklamalar görebiliriz.
Türkiye de Rus aşısını kullanacak
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca perşembe günü yaptığı basın açıklamasında artık Rus kökenli Sputnik aşısının da vatandaşlara sunulacağını belirtti. Pandeminin başında sağlıklı veriler olmadan yapılan basın açıklamaları sebebiyle Batı dünyasında kendine çok karşılık bulamayan Sputnik aşısı giderek daha fazla ülke tarafından kullanılmaya başlanıyor. Aşının mayıs ayında Avrupa İlaç Ajansı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onay alması bekleniyor.
Hindistan varyantı ve sınırlarımızdaki risk
Üç hafta önce sağlık bülteninde ilk defa yer verdiğimiz Hindistan varyantı yayılımını sürdürmeye ve ilgileri üzerinde toplamaya devam ediyor. Hindistan’daki parabolik vaka artışının sebeplerinden biri olduğu düşünülen bu varyant şu an 20’den fazla ülkede tespit edilmiş durumda. Britanya Başbakanı Boris Johnson bu varyant sebebiyle Hindistan ziyaretini iptal ettikten sonra ülke kırmızı listeye alındı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da son basın açıklamasında Hindistan varyantına yer verdi. Bu varyantın öne çıkan özelliği çift mutasyonun bulunması ve aşıların etkinliğini nasıl etkileyeceğinin bilinmemesi.
Türkiye’de pozitif çıkan vakaların hangi varyant kaynaklı olduğunun yeteri kadar analiz edilememesi maalesef ülkeyi varyantlara karşı savunmasız bırakıyor. Özellikle yaz tatili döneminin gelmesiyle turist hareketliliğini artırmak adına sınır kontrolleri gevşetilirse tehlikeli varyantların ülkede dolaşıma girmesi kaçınılmaz.
Mars’ta oksijen üretildi ama Hindistan’da yok
Hindistan belki de şimdiye kadar pandemi nedeniyle görülen en ağır sağlık krizini deneyimliyor. Günlük kaydedilen vaka sayıları rekor yaparak 300 bin düzeylerinde seyrederken her gün koronavirüs nedeniyle binlerce insan yaşamını kaybediyor. Hastanelerde yatak ve oksijen eksikliği sebebiyle birçok hastanın tedaviye erişeme şansı bile yok.
Dünyadaki en büyük sağlık fon sağlayıcılarından Wellcome kuruluşunun direktörü Prof. Jeremy Farrar’ın Mars’ta oksijen üretilmesine dair haberlere dair yaptığı yorum dikkat çekiciydi.
Sıtma aşısı ümitleri yeşertti
2020 öncesinde olsak günlerce sağlık gündeminde yer alacak güzel bir haber Oxford Üniversitesi’ndeki araştırmacılardan geldi. Araştırmacılar sıtma aşısı çalışmasında yüzde yüzde 77 etkinlik oranına ulaşıldığını açıkladı.
Sıtma, gelişmiş ülkelerde büyük oranda sorun olmaktan çıksa da sahra altı Afrika’da her yıl 230 milyon insanı enfekte edip çoğunluğu çocuk 400 bin kişinin ölümüne yol açıyor. Uzun yıllardır bir türlü sonuç vermeyen başarısız denemelerin ardından bu aşı çalışmasının başarıya ulaşması büyük bir sevinç kaynağı.
Mevcut araştırma Oxford’da yapılan Astra Zeneca koronavirüs aşı çalışmalarının büyük faydasını görmüş durumda. Bu da koronavirüs aşılarında kaydedilen bilimsel kazanımların diğer alanlara yansıyacağına dair varsayımlarımızı güçlendiriyor. Şu an özellikle HIV’e (İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü) ve kansere yol açan çeşitli virüslere karşı yapılan aşı çalışmalarının hız kazanmasına yönelik büyük bir beklenti mevcut.
J&J aşısı için yeşil ışık
Geçen hafta, Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) Johnson&Johnson firmasının koronavirüs aşısını kan pıhtısı endişeleri sebebiyle durdurma yönündeki tavsiye kararı büyük tartışmalara yol açmıştı. Bilim dünyasından gelen yoğun ikiraz ve yeni kanıtların değerlendirilmesiyle CDC bu sefer aşının devamına yönelik ek bir açıklama yaptı. Aynı zamanda Avrupa İlaç Ajansı de aynı gün içerisinde AstraZeneca aşısı için olumlu yönde görüş yayınlandı. Tüm dünyada düzenleyici otoritelerin bu çelişkili açıklamalarının aşı kararsızlığı ve reddi konusunda olumsuz sonuçlara yol açması muhtemel. Zaten dünya genelinde istenildiği gibi ilerlemeyen aşılama programlarının bir de bu tarz haberlerle duraksamalar yaşaması pandeminin gidişatı açısından olumlu tablolar oluşturmuyor.
İlk dozlar bitmeden üçüncü doz planları
Bu hafta gündemimize yansıyan konulardan bir diğeri de Pfizer firmasının hissedarlarıyla yaptığı toplantıda aşıların her altı ila 12 ayda bir tekrarlanacağını açıkladığına dair iddiaydı.
Aynı grip aşısı gibi belli aralıklara koronavirüs aşılarının da tekrarlanması pandeminin başından beri konuşulan bir konu. Bununla birlikte Pfizer’ın bilimsel bir kanıt olmadan sadece firma hissedarlarına güven vermek adına böyle bir seçeneği öne sürmesi tepki topladı. Ayrıca daha dünyanın birçok ülkesinde birinci dozlar aşılamalar yeni başlamışken üçüncü doza dair bu planlamaların yapılması da ayrı bir tartışma konusu.
Batı ülkelerinin ihtiyaçlardan katlarca fazla aşı almış olması küresel aşılama çabalarını büyük ölçüde engelliyor. Moderna firması yine bu hafta aşılama programını büyük ölçüde tamamlayan İsrail ile 2022 için 40 milyon doz aşı için anlaştığını açıkladı. Refah içindeki ülkeler aşıları bu şekilde stoklamaya devam ettikçe pandeminin tam anlamıyla bitmesi mümkün gözükmüyor.
Aşı olmadığı için virüs yayılımını baskılayamayan ülkelerde gelişecek yeni varyantlar rahatlıkla bu aşıları etkisiz kılabilir. Böyle bir senaryoda ise hangi ülkenin ne kadar vatandaşını aşıladığının bir önemi kalmayacak.
Dünya Sağlık Örgütü’nden Greta Thunberg ile işbirliği
Bu hafta sağlık gündemine yansıyan gelişmelerden biri de Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Tedros ile İsveçli genç iklim aktivisti Greta Thunberg’in birlikte yaptığı basın açıklamasıydı. Genç hareketliliğini teşvik etme yönünde yeni kampanyaların adımının atıldığı belirtilirken Greta Thunberg Vakfı da aşıların eşit dağıtımı için kurulan COVAX’a 100 bin dolar bağış yaptı. Açıklamalar ve yapılan bağış miktarı zayıf kalsa da DSÖ’nün gençlerle işbirliklerini arttırması ve bu kesimi giderek daha fazla hedeflemesi dikkat çekiyor. Aynı şekilde DSÖ pandeminin başında Koreli pop gruplarından da destek almıştı.
Tokyo’da olimpiyatlar için kısa süreli kapanma
Bu yaz olimpiyat oyunlarının ev sahipliğini yapacak Japonya’nın Tokyo kentinde vaka artışını düşürmek adına kısa süreli acil durum ilan edildi. Seyircisiz de olsa olimpiyatları bu yaz gerçekleştirme hedefinden vazgeçmeyen Tokyo bu kısa süreli ciddi önlemlerle virüs yayılımının önüne geçmek ve uluslararası spor camiasını rahatlatmak istiyor. Aldığı önlemlerde başarılı olsa da aşılama oranları Japonya’da çok düşük seviyelerde seyrediyor. Yüzde 1.32’lik bir doz aşı yüzdesiyle Japonya G7 ülkeleri arasında en geride kalan ülke konumunda.
Bu haftanın ek okuma önerisi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın kaleme aldığı ‘Yaşam Hakkımızdan Vazgeçmiyoruz’. Yazı pandemide yoğun bir şekilde etkilenen sağlık çalışanlarına bakanlık tarafından getirilen istifa, emeklilik ve izin yasaklarına değiniyor.
*Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde intörn hekim (6’ncı sınıf öğrencisi); İstanbul Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği üyesi