Özellikle kanserle mücadelede: Sağlık yardımlaşma grupları ömür uzatıyor

YUNUS ÜLGER

Sağlık yardımlaşma grupları, özellikle kanser hastaları için moral ve hastalıkla mücadelede bir direnç kaynağı.

Almanya’nın Ruhr bölgesindeki Essen Üniversitesi Kliniği Temel Kanser Araştırmaları Laboratuvarı Başkanı Dr. Ali Sak, sağlık yardımlaşma gruplarına katılan kanser hastalarının, katılmayanlara göre daha uzun süre hayatta kaldığını söylüyor.

Hollanda’da kanser hastası bir kadın ölmeden önce son isteği olarak ünlü Hollandalı ressam Rembrandt’ın Rijksmuseum’daki sergisini gezmişti.

Almanya’da A’dan Z’ye kadar aklınıza gelebilecek her alanda yardımlaşma grupları  bulunduğunu söylemek pek yanlış olmaz. Bunların sayısı 100 bin dolayında tahmin ediliyor. Yelpaze, yazım kuralları mağdurlarından doktor hatası kurbanlarına kadar uzanıyor. Bu gruplarda bir araya gelen mağdurlar, deneyimlerini paylaşıyor, dertleşiyor, sorunlarına çözüm yolları arıyor. Proje temelinde devlet desteği de alabiliyorlar.

Bu grupların çoğunu sağlık yardımlaşma grupları oluşturuyor. Hastalar, öncelikle hastalık hakkında bilgi edinmek istiyor, en önemlisi hastalık ve tedavi imkanları hakkında bilgi ve tecrübe alışverişi yapıyor. Sağlık yardımlaşma grupları, hastalar için aynı zamanda bir moral kaynağı. Özellikle kendilerine, “Niye ben?” sorusunu yönelten kanser hastaları, çoğu zaman ölümcül bu hastalıkta yalnız olmadığını görüyor.

Yaşam süresini uzatıyor

Ruhr bölgesindeki Essen kentinin Üniversite Kliniği Temel Kanser Araştırmaları Laboratuvarı Başkanı Dr. Ali Sak, sağlık yardımlaşma gruplarının, hastalığa katlanma ve hastalıkla mücadelede önemli bir dayanak olduğunu söylüyor. Bu grupların, özellikle kanser hastaları için birçok yararı olduğunu, bunların başında yaşam süresini uzatmanın geldiğini belirtiyor. Dr. Sak, buna kanıt olarak Stanford Üniversitesi’nden Prof. David Spiegel ve Köln Üniversitesi eski öğretim üyesi Prof. Volker Tschuschke’nin araştırmalarını gösteriyor.

Prof. Spiegel’in meme kanseri hastası kadınlarla yaptığı araştırmanın bulgularına göre sağlık yardımlaşma gruplarına katılan kadınlar, katılmayanlara göre daha uzun süre hayatta kalıyor. Buna göre sağlık yardımlaşma gruplarına katılan kadınlardan, katılış tarihinden 40 ay sonra yüzde 30’u hayatta kalırken, katılmayanların sadece yüzde 10’u hayatta kalıyor.

Prof. Tschuschke ise araştırmasında, kanser hastalarının hastalığa karşı kişisel tutumunun tedaviye etkisini incelemiş. Prof. Tschuschke, 2 bin günü temel alarak bu süre sonunda mücadeleci hastalar ile kaderci, hastalığa teslim olmuş hastaların kaçının hayatta kaldığına bakıyor. Bulgularına göre 2 bin gün sonra mücadeleci hastaların yüzde 75’i hayatta kalırken, kaderci hastaların yüzde 50’si hayatta kalıyor.

Hastalığı hastadan saklamak çok yanlış

Dr. Sak’a göre sağlık yardımlaşma gruplarına Türkiye’de de Almanya’daki Türkler arasında da katılım az.

Dr. Sak, kanser tanısının, hâlâ ölümle eş görüldüğünü hatırlatarak bu hastalığa yakalananların genelde içe kapandığını, mücadele bir yana, kendini bırakıp ölümü beklediğini söylüyor. Bu bağlamda sağlık yardımlaşma gruplarının bu hastalar için büyük önem  taşıdığını vurguluyor Sak: “Bu grupların sayesinde, hastalığa karşı direnç, kişisel çaba ve efor göstererek bir nevi kansere karşı savaş moduna geçiliyor.”

Bu gruplara Türkiye’de de Almanya’daki Türkler arasında da katılımın az olduğunu belirten Dr. Sak’a göre sebep kültürel. Çünkü ölümcül olduğu düşünülen kanser, bir tabu, dolayısıyla hastanın kendisinden bile gizleniyor. Bunun çok yanlış bir tutum olduğunu belirten Dr. Sak, “Böylece hastanın hastalığıyla mücadele etme gücü elinden alınmış oluyor” diyor.