Bu nedenle, gelecek hafta detayları açıklanacak ‘yeni nesil’ ekonomik reformların odaklanacağı nokta, hiç şüphesiz ki, istihdamı katlayacak, üretimi katlayacak, yüksek teknolojili ürünlerinin ihracatımızdaki ağırlığını katlayacak, bankacılık sisteminin reel sektöre gerçek manada yatırım kredisi kullandırabildiği, katılım finans sisteminin yeni imkanlarından Türkiye Ekonomisi’nin çok daha geniş ölçüde yararlandığı bir ‘manifesto’ olacaktır. Hiç şüphesiz ki, kamu mali disiplini bu sürecin de önemli bir parçası olacaktır. Ancak, bu başlık asla ‘mali kural’la karıştırılmamalıdır. ‘Mali kural’ küresel ekonomik sistem ‘Kovid-19’la tarihi bir mücadelede iken, Türkiye’nin kendisini ‘prangalaması’ anlamına gelir.