Erdoğan’ın 2013’te “buralarda nelerin olduğu belli değil” diye ifade ettiği boşluğu, bugün, 2020’de Prof. Sofuoğlu kendi kafasına göre dolduruyor. Sanıyor ki Erdoğan’ı referans gösterdiğinde, nasıl doldurursa doldursun kimse ona dokunamayacak.
Sofuoğlu, referans olarak Erdoğan’ı kullanan ilk ya da son kişi değil. Birkaç örnek daha verebilirim:
*Bir şirketin bir devlet kurulunda işi var. İşin önünde yasal hiçbir engel yok. Ancak o şirketi kendi mahallesinden görmeyen ve işi yapmak istemeyen bürokrat, baş parmağını yukarı doğru kaldırıp, biraz da sesini kısarak “yukarıya sormak lazım” diyor. Şirketin temsilcisi “yukarı neresi” diye sorunca da “külliye” yanıtını alıyor. Bürokrat sanıyor ki işi olmayan şirket, faturayı Erdoğan’a kesince kendisi kurtulacak.
*Bir gazeteci, yazısında ya da TV’de hükümeti eleştiriyor. Sosyal medyada hükümet savunucusu bir kullanıcı o gazeteciye galiz küfürler ediyor. Kullanıcının profiline bakıyorsunuz. Profilinde, arka planında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın boy boy resimleri. Sanıyor ki orada Erdoğan’ın fotoğrafı olunca hakaret ve küfür etmek serbest.
Çok merak ediyorum, acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi tabanında üretilen ‘Yukarı’ ya da ‘Külliye’ kavramlarının aşağıda bu şekilde kullanıldığının farkında mıdır?