Cengiz Aktar: PKK'yı IŞİD'le aynı kefeye koymak çözüm süreci açısından ölümcül

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ama çözümün önündeki engel bununla sınırlı değil ve artık Rojava’nın bekası çözümün kaderini belirleyecek bir dış etken olarak önümüzde duruyor. Öcalan dâhil Kürt siyasî hareketinin bütün bileşenleri Rojava’nın bekasının ve bununla bire bir bağlantılı olarak hükümetin IŞİD hoşgörüsünün çözümün önündeki engel, hatta kırmızıçizgi olarak görüyor. Zira Rojava Türkiyeli Kürt siyasasının parçası. Sunî sınırın iki tarafındaki Kürtler akraba, PKK içinde hatırı sayılır sayıda Rojavalı daima oldu. Rojava’nın başına gelen Türkiyeli Kürtlerin başına gelmiş sayılıyor.

Mâlum, Erdoğan’ın New York’tan emrettiği doğrultuda PKK, PYD ve kerhen IŞİD aynı kefeye kondu. Hükümetin yaklaşımını özetleyen cümle tezkerede: “Irak ve Suriye’deki tüm terörist örgütlerden Türkiye’ye yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek”! Erdoğan’ın Meclis konuşmasındaki askerî mantığın tekrarı; çözüm açısından ölümcül. Nitekim ezelî çözüm karşıtı MHP doğru okumayı yaparak, tezkereye “evet” dedi.

Nasıl Türkiye’nin batısında tahakküm varken doğuda barış olamıyorsa, Rojava’da hayatî tehlike var oldukça doğuda barış olamayacak.Kimi Kürt siyasetçiler ne kadar alttan alırlarsa alsınlar. Bu, çözüm bitti demek de değil. Hükümet Ocak 2013’ten bu yana olduğu gibi, hayatî konularda adım atmakta geç kaldıkça, Kürt siyasî hareketi sabırla doğruyu göstermeye devam edecek demek. Ne var ki bu defa “çözüm” Rojava etkisiyle “çözülmeye” dönüşebilir. Ne dendi aylardır? Rojava’yı esirge, çözümü kolaylaştır. Hükümetin IŞİD duygudaşlığı, Kürt alerjisi ve derin beceriksizliği nedeniyle çok geç olabilir.

Cengiz Aktar’ın yazısı