Öncelikle iki noktanın çok iyi anlaşılması gerekiyor: Yeni bir reform sürecine giriliyor ama bu geçmişte yaşanan çözüm sürecinin benzeri değil. İkincisi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın reform sürecini MHP ile birlikte yürüteceği anlaşılıyor. Kimse MHP’siz bir reform süreci yaşanacağı gibi yanlış bir hesabın içine girmemeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu partisinin il kongreleri nedeniyle yaptığı konuşmada da “Sayın Devlet Bahçeli’ye ve tüm MHP camiasına, 15 Temmuz darbe girişimi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başta olmak üzere, ülkenin ve milletin menfaatine olan her hususta yanımızda bulundukları için bir kez daha şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Bu doğru bir tercih.
Hem reform sürecinin siyasi desteğinin güçlü olabilmesi için MHP’ye ihtiyaç var hem de reform için yola çıkmışken, bir siyasi kaos yaşanmasına fırsat verilmemeli. Çünkü o zaman ortada reform kalmaz, Türkiye başka bir yere savrulur.