Ayasofya’nın ardından Kariye’nin de camiye dönüştürülmesini Türkiye’deki azınlık toplumu üzüntüyle karşılarken, sanat tarihçileri İstanbul’un tarihi geçmişinin yaralandığı görüşünde. Akademisyen Ayşe Çavdar ise hükümetin İstanbul’daki camileri müzeye çevirmesini, büyükşehir belediyesini kaybetmesiyle ilişkilendirdi.

DW Türkçe’den Burcu Karakaş’a konuşan Rum Vakıfları Derneği (RUMVADER) Başkanı Laki Vingas, azınlık mensuplarının geleneksel olarak kendini yüksek sesle ifade etmemeyi tercih ettiğini belirterek müzelerin camiye dönüştürülmesine yol açan kararların üzücü olduğunu ifade etti, “Hele İstanbul gibi bir kültür başkenti söz konusuysa, tarihinde 1500 yıllık bir başkent birikimi mevzubahis ise kültürlerin rekabeti asla söz konusu olmamalı” dedi.
Vingas, azınlık toplumuna mensup gençlerin yurt dışına yöneldiğini dile getirdi: “Son 15 yılda Yunanistan’dan gelip şehrimize yerleşmiş, buraya entegre olmuş, cemaat hayatına katkı sunan arkadaşlarımızda gördüğüm arayış ve dönme düşünceleri, beni endişelendiriyor.”
‘Müzeye dönüştürmek, geçmişi sahiplenmekti‘

Fotoğraf: Arşiv
Sanat tarihçisi Osman Erden, camiye dönüşen müzelerin İstanbul’un tarihi geçmişini ciddi biçimde yaraladığını vurguladı.
Erden, Cumhuriyet döneminin bu topraklarda binlerce yıldır yaşamış medeniyetlerin zenginliğini kavramaya çalıştığını belirtti: “Ayasofya’nın 1930’lı yıllarda müze yapmalarının nedeni de buydu aslında. Yani Osmanlı’ya ya da İslamiyet’e karşı verilen bir tepkiden ziyade, amaç bütün o geçmişi sahiplenmekti.”
Kariye’nin de geçmişe sahip çıkmak amacıyla 1940’lı yıllarda müzeye dönüştürüldüğünü ifade eden Erden, “Ayasofya’nın, Kariye’nin tekrardan camiye dönüştürülmesindeki bence en önemli aksayan taraf bu” diyerek tarihi geçmişi sahiplenme konusunda haksızlık edildiğini düşünüyor.
‘Sembolik hamlelerle, ‘Ben hâlâ buradayım’ diyor‘
Muhafazakârlık üzerine çalışmalarıyla bilinen akademisyen Ayşe Çavdar’a göre AKP hükümetinin kültürel mirasa yönelik adımları gelecekte siyasi sorunlara yol açabilir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ekibinin ‘sanki kendilerinden sonraya hazırlık yaptığını’ söyleyen Çavdar, “Yerel seçimlerde kaybettikleri İstanbul’a silinemeyen birtakım izler bırakmaya çalışıyorlar” dedi.
Akademisyen, AKP sonrasında gelecek siyasi iktidarın, Erdoğan dönemi boyunca kamusal alanın ‘İslamileştirilmesi’ için atılmış adımların geri alınması konusunda çok önemli bir problemi olacağı kanaatinde olduğunu söyledi: “Özellikle Ayasofya ve Kariye gibi müzeyken camiye dönüştürülmüş yerlerin tekrar müzeye dönüştürülmesi büyük bir problem olacak.”
Çavdar, diğer yandan, atılan adımların AKP’nin büyükşehir belediyesini kaybetmesinin yansımaları olduğu görüşünde: “AKP’nin İstanbul’a büyükşehir belediyesi aracılığıyla müdahale etme şansı kalmadı. Onun yerine bu tür sembolik hamlelerle müdahale ederek, ‘Ben hâlâ buradayım’ diyor. Büyükşehir belediyesinin yokluğunda oluşan siyasi boşluğu Diyanet’le dolduruyor gibi bir durum oluşuyor.”