Araştırma: Covid-19 hastalarında antikor seviyesi üç ayda büyük ölçüde azalıyor

Britanya’daki King’s College London tarafından yapılan araştırma Covid-19 hastalarında antikor seviyelerinin enfeksiyondan üç ay sonra büyük ölçüde azaldığını gösterdi.

Fotoğraf: Unsplash

Araştırmaya göre Covid-19’u atlatan kişiler aylar içinde bağışıklığını kaybedebilir. Bu da virüsün tıpkı nezlede olduğu gibi her yıl enfeksiyona sebep olabileceğini gösteriyor.

Tekrar tekrar inceleme yapılarak düzenlenen uzun dönemli araştırmada bilim insanları 90’ın üzerinde hastanın bağışıklık tepkisini analiz etti. Virüsle savaşarak hastalığı yenmeyi sağlayan antikor seviyelerinin semptomların görülmeye başlamasından yaklaşık üç hafta sonra zirve yaptığı, sonra da yavaş yavaş düşmeye başladığı gözlemlendi.

King’s College’ın araştırması semptomların belirmesinin ardından üç ay boyunca hastalarda ve sağlık çalışanlarında antikor gözlemi yapılan ilk araştırma. Araştırma için pozitif tanı almış 65 hasta, altı sağlık çalışanı ve 31 çalışan mart ve haziran ayları arasında düzenli olarak antikor testi yaptırdı.

‘Antikorlar kısa zamanda azalıyor’

Kan testleri hastaların yüzde 60’ının virüsle mücadelesinin zirvesinde kuvvetli antikor tepkisi geliştirdiğini ancak üç ay sonunda yalnızca yüzde 17’sinin aynı kuvvette antikoru koruduğunu gösterdi. Bazı vakalarda antikorlar tespit edilebilecek seviyenin de altındaydı.

Araştırmanın başyazarı Dr Katie Doores “İnsanlar makul bir antikor tepkisi üretiyor ancak bu, zirve noktasında ne kadar yüksek olduğuna bağlı olarak kısa zamanda azalıyor” dedi.

‘Uzun süreli koruma sağlanamayabilir’

Araştırma aşı çalışmaları ve sürü bağışıklığı hedefine dair de çıkarımlar içeriyor.

Bağışıklık sisteminin corona virüsüyle savaşmak için birden fazla yöntemi var. Ancak antikorlar bu savunmanın ana hattıysa bu araştırma insanların mevsimsel olarak yenide enfekte olabileceğini ve bu durumda aşıların uzun süreli koruma sağlayamayacağını gösteriyor.

Dr. Doores aşıların da potansiyel olarak antikorlarla aynı şeyi yapacağını dolayısıyla tek doz aşının yeterli olmayabileceğini belirtti.

‘Ağır vakalarda daha çok antikor’

Ayrıca ağır vakalarda antikor seviyelerinin daha yüksek olduğu, bu kişilerin virüse karşı daha uzun süre korumaya sahip oldukları da gözlemlendi.

Dolaşımda olan ve nezleye sebep olan dört tip corona virüsü var. Araştırmanın yazarlarından Prof Stuart Neil “Bu corona virüsleriyle ilgili bildiğimiz şey insanların sıklıkla enfekte olabileceği” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu da şu anlama geliyor; insanların geliştirdiği koruyucu bağışıklık tepkisi uzun sürmüyor. Covid-19’a neden olan corona virüsü de aynı örüntüyü sergileyebilir”.

‘Sürü bağışıklının tabutuna bir çivi daha’

Cambridge Üniversitesi’nde viroloji profesörü Jonathan Heeney, Covid-19’a karşı bağışıklığın kısa sürdüğüne dair kanıtların giderek arttığını ifade ederek, “En önemlisi de bu çalışma sürü bağışıklığı kavramının tabutuna bir çivi daha çakmıştır” dedi.

Heeney sürü bağışıklığının tehlikeli bir kavram olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İnsanların Covid-19’a yakalanmalarının iyi bir şey olmadığını anlamaları önemli. Bazı vatadaşlar, özellikle de gençler, hastalanarak bir tür kahramanlık yapıp sürü bağışıklığına katkı sağladıklarını düşünüyor. Sadece kendilerini ve başkalarını riske atmakla kalmıyor, hastalık sonrası bağışıklığı kaybettiklerinde gelecekte tekrar hasta oldukları zaman ciddi akciğer rahatsızlıkları yaşama ihtimallerini de artırıyorlar.”

‘Antikor tek çözüm olmayabilir’

Öte yandan, University College London’dan immünoloji profesörü Arne Akbar antikorların tek çözüm olmadığını söylüyor. Nezleyle mücadele eden ‘T hücrelerinin’ de insanları koruyabileceğine dair kanıtların arttığını belirten Akbar, bu hücrelerle corona virüsüyle mücadele eden hastaların yüksek seviyelerde antikora ihtiyaç duymayabileceğini ifade etti.