Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan, Covid-19 salgınıyla mücadelede ‘normalleşme’ dönemindeki vaka artışlarını değerlendirerek, “Rakamlar daha da ilerlerse ikinci bir pik yaşarız” dedi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı öğretim üyesi ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan, salgında birinci dalganın pikinin yaşandığını, ikinci bir pik yaşanmaması için koruma önlemlerinin uygulanması gerektiğini belirtti.
DHA’ya konuşan Bilim Kurulu üyesi, hala birinci dalganın devam ettiğini ve sıfır vakaya ulaşılmadığını söyleyerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Nisan ayında pik yaşadık. İkinci bir pik tabii ki yaşayabiliriz. Şu anda yaklaşık 1500’lü rakamlara geldik. Eğer bu rakam daha da ilerlerse, bulaşıcılık artarsa, ikinci bir pik yaşarız. Bize yakışmaz, biz bununla mücadele edebilecek bir toplumuz. Onun için biraz daha dişimizi sıkmalıyız. Sosyal hayata ve iş hayatına başlandı. Bu süreçte kurallara uyarak, işlerimizi yürütebiliriz. Bunu toplumumuz biliyor, ancak davranışına yansıtırken zorlanıyor.
‘Kalabalıkta sosyal mesafeye uyulmuyor’
Özkan, ‘normalleşme’ sürecinde tedbirlerin uygulanabilmesi için çevre düzenlemesine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Örneğin, ‘Toplu taşımada mesafeye uyun’ diyorlar. Çok kalabalık olarak ve mesafeye uyulamıyor. Mümkün olduğunca mesafeye uymaya çalışmak, arkamızı dönmek ve kişilerle yüz yüze gelmemek gerekiyor. Bu önlemlere uyarak, bunları aşmaya çalışmalıyız. Kontrollü sosyal hayatımızda artık bir süre böyle yaşayacağımızı düşünüyorum. Onun için alışmamız gerekiyor.”
‘Maskeyi doğru takmazsak vakalar artar’
Profesör, maske takmanın önemine değinerek, vaka sayısındaki artışın tedbirlerin doğru uygulanmasıyla önlenebileceğini belirtti: “Koruma önlemleri de maske, mesafe ve el hijyenidir. Maske için 52 ilde ‘maske takma zorunluluğu’ geldi. Bu durum hakikaten etkili oldu. Çevreme bakıyorum insanlar maske takıyor. Sıkıntı şu; burun ya da çenenin altında taşıma şeklinde oluyor. Bu maskeyi doğru takmamız gerekiyor. Eğer doğru takmazsak, vaka sayılarımız artabilir, kronik hastalıklı kişilerde ölümler görebiliriz. Kontrollü sosyal yaşama alışmamız gerekiyor”
‘Kışa girerken tedbirlere alışmak lazım’
Maskenin hasta bir kişiyle konuşurken virüsü taşıyan damlacıkların karşı tarafa ulaşmasını engellediğini hatırlatan Özkan, şöyle devam etti: “Ancak virüsler maskenin dış yüzeyinde durabilir. Bu yüzden maske dış yüzeyine dokunmamak gerekiyor. Bizim için açık hava biraz daha güvenli. İnsanlarla daha mesafeli duruyoruz. Dolaylı olarak virüsle savaşımız biraz daha kolaylaştı. Önümüzdeki günlerde eğer aşı ve tam bir tedavi olmazsa ve virüs tamamen yok olmazsa, kış mevsimine de geleceğiz. Kış mevsimine de gireceğimiz için bizim bu tedbirleri tamamen yaşantımıza yansıtmamız gerekiyor.”