'Corona'dan korunmanın bir yolu daha var: Maruz kalınan süreyi azaltmak

Corona virüsünden korunmanın en temel kuralları hijyene dikkat etmek, maske takmak ve sosyal mesafeyi korumak. Ancak özellikle tedbirlerin gevşetildiği ‘yeni normal‘e dönüşte bir faktör daha öne çıkıyor: Süre.

Fotoğraf: DHA

Covid-19 enfeksiyonunda virüse maruz kalma süresinin de önemli olduğuna dair kanıtlar giderek artıyor. Virüs olan ortamda ne kadar uzun kalınırsa hastalık riski de o kadar artıyor.

Massachusetts Dartmouth Üniversitesi’nde immünoloji ve enfeksiyon üzerine dersler veren Doç. Dr. Erin Bromage meseleyi şu basit formülle özetliyor: Enfeksiyon = (Virüse maruz kalmak) x (Zaman).

Hasta bir insanın hapşırması ya da öksürmesiyle başkasını enfekte edecek oranda viral partikül açığa çıkabilirken, sadece konuşma ya da nefes vermeden de ortama belli oranda virüs salınabiliyor. Kapalı bir ortamda, uzun süre bu şekilde kalınması da enfeksiyona sebebiyet verebiliyor.

Ne kadarı ‘uzun süre’?

Bu durumda sıradaki soru ne kadarlık bir sürenin uzun sayıldığı. Virüsü kullanarak insanlar üzerinde deney yapmak etik dışı olduğundan bu sorunun net bir yanıtı yok. Ancak yaşanan vakalardan yola çıkan bilim insanları bu konuda fikir sahibi olabiliyor.

ABD’de hastalık kontrol ve önleme merkezinin yayınladığı rapora göre, Washington eyaletinde yaklaşık 2.5 saat süren bir koro çalışması provasına bir Covid-19 hastası katıldı. 61 kişilik grupta 53’üne virüs bulaştı. Kimsenin fiziksel temasta bulunmadığı belirtildi. Ancak yakın şekilde oturmuşlardı. İkiye ayrılan grup, provanın 45 dakika süren bu kısmında daha da yakın çalıştıklarını belirtti.

Farklı örnekler, aynı sonuç

Bir başka örnek vaka araştırması da Çin’de bir restoranda yapıldı. Yaklaşık bir saat süren öğle yemeğinde virüslü bir kişi kendi masasında dört kişiye ayrıca yakındaki masalardan da toplam beş kişiye virüsü bulaştırdı. Araştırmacılar klimadan kaynaklanan hava akışının virüsün yayılmasını kolaylaştırıdğı sonucuna vardı.

Son örnekte de Güney Kore’de yapılan bir araştırmada dört saat süren bir fitness eğitmenliği atölyesiyle bağlantılı 100’ün üzerinde vaka olduğunu saptadı.

Yaklaşık 30 eğitmenin katıldığı dört saatik yoğun eğitim sırasında hiçbirinin herhangi bir semptomu yoktu. Ancak sonrasında sekizinin ‘corona‘ testi pozitif çıktı.

Bir aydan az sürede araştırmacılar farklı mekanlarda düzenlenen dans dersleriyle bağlantılı 112 vaka tespit etti. Bu vakaların yarısı eğitmenlerden öğrencilere bulaşmıştı. Derste hastalığı kapan öğrencilerin bir kısmı da dışarıda başka insanlara virüsü bulaştırdı.

Bulaşmanın yaşandığı sınıflarda 5 ile 22 arasında değişen sayıda öğrenciler küçük yerlerde yaklaşık bir saat boyunca egzersiz yapmıştı. Bu eğitmenlerle çalışan toplam 217 öğrenciden 57’sine virüs bulaştı.

Ölçüt 15 dakika

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne göre bu veriler hasta olmak için tam olarak ne kadar süre virüse maruz kalmak gerektiğini belirlemek için yetersiz. Ancak 15 dakika boyunca yakından virüse maruz kalmak ölçüt alınabilir.

Kapalı alanlarda virüs ve süre denklemine bir de maruz kalınan virüs miktarı eklenebilir. İmmünoloji ve enfeksiyon alanında çalışan Bromage gürültülü yerlerin daha riskli olduğunu söylüyor. Çünkü böyle ortamlarda insanlar daha yüksek sesle konuşunca ortama daha fazla virüs yayıyor.

Güney Kore örneğinde virüs taşıyan eğitmenlerden biri yoga ve pilates dersleri veriyordu ve onun sınıfında hiçbir öğrenciye virüs bulaşmadı.

Araştırmayı yürütenler pilates ve yoga derslerinin, dans derslerine kıyasla daha az yoğun ve sakin olması nedeniyle bulaşma olmadığı görüşünde.

Princetonlı bilim insanları: Maruz kalınan virüs dozunun hayati önemine dikkat!