Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Rusya’ya ortak bir anlayışla mutabakata varma ümidiyle gittiklerini söyledi.

Suriye’nin İdlib kentinde Suriye ordusunun saldırısı sonucu 34 askerin hayatını kaybetmesinin ardından bölgede Bahar Kalkanı Harekatı başlatılmıştı. Harekat kapsamında Suriye ordusuna ait çok sayıda hedef vurulmuştu.
İdlib’de çatışmalar sürerken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yarın Rusya’nın başkenti Moskova’da bir araya gelerek bölgeyi görüşecek.
Görüşme öncesi Ankara’daki cumhurbaşkanlığı sarayında basın toplantısı düzenleyen sözcü Kalın, Türkiye’nin beklentilerine dair detay verdi.
Kalın, basın toplantısında özetle şunları söyledi:
*Rusya’da gerçekleştirilecek görüşmede İdlib’de atılacak adımlar ele alınacak. Moskova’ya giderken temel çerçevemiz Rusya Federasyonu ile imzaladığımız İdlib mutabakatı çerçevesinde acilen bir ateşkesin sağlanmasıdır.
*İdlib’de yaşanan hadiseler çerçevesinde, bir ortak anlayışla bir mutabakata varma ümidiyle gidiyoruz.
*(Suriye’de nisanda seçim yapılacağına dair açıklama) Hiçbir hükmünün olmadığını, bunun geçen sefer yapılan seçimden hiçbir farkının olmayacağını, ne bizim, ne Suriye halkı, ne de uluslararası toplum nezdinde bir meşruiyetinin bulunmayacağını tekrar ifade etmek istiyorum
*(Sığınmacılar konusunda) Külfet paylaşımı olmazsa herkesin yükü artar. Mülteci krizi konusunda temaslar devam edecek. Mülteci anlaşmasının temel hükümleri uygulanmalı. Türkiye ya da başka bir ülke bu sorunu tek başına çözemez. Türkiye’ye verilen sözler yerine getirilmeli. Avrupa’ya düzensiz göçü önledik. Kapasitemizin bir sınırı var.
*Mültecilerin güvenli, gönüllü ve onurlu şekilde geri dönüşü sağlanacaksa bunun şartlarının Suriye sahasında oluşturulması gerekiyor.
*100 bin civarında mülteci almış olan Yunanistan’a acilen 100 milyonlarca yardım fonunu harekete geçirebilen Avrupa Birliği’nin, 4 milyon civarı mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye söz konusu olduğunda bürokrasiden, mevzuattan bahsetmesi bir çifte standarttır. Biz kimseyi burada iradesi hilafına zorla tutamayız. Karşı tarafın da, bu Yunanistan, Bulgaristan, başka Avrupa ülkeleri olur, uluslararası hukuk ve insani hukuk çerçevesinde bu insanları alma mecburiyeti vardır.