Markar Esayan: Kandil ve HDP'nin 'AKP yandaşı görünme' endişesini aşması şart

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cemaatten ve beyaz Türklerden devraldığı kötü bir propaganda diline rağmen Selahattin Demirtaş’ın adaylığının kendisi bile değerliydi ve Kürt kalarak da anamuhalefet partisi olunabileceğini gösterdi.

Bayık bu tesbiti şöyle yapmıştı: ‘Beklentimiz yüzde 10-13 arasıydı. Aldığı sonuç olumludur. HDP bunu örgütlenmeye dönüştürebilirse buradan güçlü bir muhalefet ortaya çıkar. HDP’nin aldığı oy oranı üzerinde oturmaması, bunu örgüt gücüne dönüştürmesi gerekiyor. Eğer bunu yaparsa burada diyelim Kürtleri, Alevileri, demokrat Müslüman kesimleri, sol ve liberalleri kucaklarsa Türkiye’nin en büyük muhalefet gücü haline gelebilir. HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı. (…) Mesela Beyoğlu’ndan bir grup var…’

Bu marjinal yaklaşımların barışa ve HDP’nin siyaseten güçlenmesine zarar vereceğine dair sıkça yazdım ki Bayık da bu riskin altını çiziyor.

Zaten Demirtaş oyları bu semtlerden değil, Bayık’ın işaret ettiği dindar Kürtlerden (şimdilik bir seferliğine) aldı.

Ertuğrul Kürkçü, Bayık’ın sözlerini üzerine almakla doğru yapmış ama bu mesele Kürkçü’nün eforik ve tarih dışı kalmış boşluğundan daha derin bir konu. En nihayetinde onlar da daha geniş bir mahallenin baskısı altındalar.

Kandil ve HDP’nin ‘AKP yandaşı görünme’ endişesini tamamen aşması da şart gözüküyor. Bu da her panik anında elini ateşe sokmuş muhataba saygısızlık etmek, sokakları karıştırmaktan değil, toplumu ikna edecek düşünce derinliğini üretmekten geçiyor.

Markar Esayan’ın yazısı