Bugün öngörülemezlik dışında bir başka vasıfları olmayan politik liderlerin taşıdıkları ateş nedeniyle Ortadoğu- Kuzey Afrika hattı kaynayan bir kazan. Emperyalist paylaşım krizinin dünya çapında nasıl büyük savaşlara dönüştüğünü tam iki kez acı bir biçimde tecrübe etmiş dünya halkları deyim yerindeyse diken üstünde. Kimse ülkesinde yabancı asker, paralı milis gücü istemiyor. Bu Suriye ve Irak için geçerli olduğu kadar Libya için de geçerli.
Türkiye ise böyle bir sürece tarihinin sağduyu ve soğukkanlılıktan en uzak hükümetiyle giriyor. Nerede frene basılması gerektiğini bilmeyen, yakın geçmişten ders almayan, sırf kendi ikbalini uzatmak adına ülkeyi geri dönülmesi zor bir yola sokmaya hazır olan bu kadro iktidardayken hiçbirimize rahat uyku yok.