Tayyip Erdoğan’ın uluslararası düzeydeki baş hayranının, Cumhurbaşkanı seçildiği 10 Ağustos gecesi ona balkondan övgüler düzen, Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi Kırgızistan’ın başkanı Almazbek Atambayev olduğunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.
Erdoğan’ın başta gelen yabancı hayranı, AB üyesi Macaristan’ın başbakanı Viktor Orban! İnanılır gibi değil ama Orban 26 Temmuz’da, Romanya’daki Macar azınlık liderleriyle yaptığı görüşmede, amacının liberal demokrasiyi lağvedip, yerine tıpkı Rusya ve Türkiye’de olduğu gibi liberal olmayan, yani özgürlüklerin olmadığı türden bir demokrasi kurmak olduğunu söyledi. Aynen şöyle dedi: “AB üyeliğimizin, milli temeller üzerine kurulu, yeni, özgürlük tanımayan devlet kurmamıza engel olduğunu sanmıyorum.” İdealindeki devlete örnek olarak da “hiçbiri liberal, özgürlükçü olmayan; bazıları demokrasi bile olmayan” Rusya, Türkiye ve Çin’i örnek gösterdi.
Erdoğan’dan “İslamcı” olarak söz etmenin anlamsızlığını dile getirdim, ama Erdoğan’ın rol modelinin Putin olduğu teşhisini ilk koyanlardan biri de benim. Putinizm’in Türkiye’de niçin tutmayacağını da yazdım. Hâlâ aynı kanıdayım. Macaristan’da tutacağını da hiç sanmıyorum. AB anlaşmasının 7. maddesi, birliğin ortak değerlerinin çiğnenmesi durumunda üye devletin Konsey’deki oy hakkının askıya alınmasını, yararlandığı yapısal fonların dondurulmasını ve o da yetmezse üyelikten ihracını öngörüyor. Orban tuttuğu yolda ısrar ederse, Macaristan AB üyeliğinden atılabilir ve mutlaka atılmalıdır.