Ankara Barosu: 'Arabuluculuk sınavı' anahtarının gizlenmesi, itiraz hakkına engel

Ankara Barosu, ‘arabuluculuk sınavı’nın soru ve yanıtlarının kamuoyuyla paylaşılmamasının, iddia ve sorgulamaları da beraberinde getirdiğini, sınava girenlerin hak ve özgürlüklerini kısıtladığını savunarak Adalet Bakanlığı’na ‘şeffaflık’ çağrısında bulundu. Baro, daha önce benzer uygulamayı yapan ÖSYM’nin uygulamalarının Danıştay tarafından iptal edilmesini sağladığını hatırlattı.

Ankara Barosu’nun ‘arabuluculuk sınavı’na ilişkin açıklaması şöyle:

“24 Kasım 2019 günü gerçekleştirilen arabuluculuk sınavı bir kısım iddiaları da beraberinde getirmiştir. Öncelikle sınav sorularının ve cevap anahtarlarının kamuoyu ile paylaşılmaması sınavın şeffaflığını sorgulattığı gibi, sınava girenlerin hak arama özgürlüğünü de kısıtlamaktadır. 6325 Sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikte sınava itiraz yolu düzenlenmiştir. Ancak soru ve cevap anahtarı açıklanmadan adayların sınava itirazını hangi temelde yapacağı açıklanmaya muhtaçtır.

Baromuzca ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda soruların açıklanmayacağına ilişkin işlemin iptali istemiyle Danıştay 8. Dairesi’nin 2014/8893 E. 2015/3715 K. sayılı dosyasıyla açılan davada 30.04.2015 tarihinde verilen karar ile ‘sınav sorularının ve idarece kabul edilen cevaplara ilişkin olarak kamuoyuna bilgi verilmemesi halinde sorular ve (resmi) cevapları hakkında herhangi bir bilgisi olmayan bir katılımcının sınav sonucuna itiraz hakkının fiilen ortadan kalkacağı ya da zorlaşacağı, bunu da hak arama özgürlüğünün sınırlanması anlamına geleceği, bu durumun ülkemizin de taraf olduğu uluslar arası sözleşmeler ile güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan hak arama özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye başvuru hakkını doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna varıldığı‘ şeklinde karar verilerek sınav sorularının açıklanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

Yine Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan sınav ilanında sınava girenlerden en yüksek puanı alan kişiden başlayarak 5 bin kişinin başarılı sayılacağı yönündeki kontenjan sınırlaması da 6325 sayılı Kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Yönetmelikle getirilen sayı sınırlamasının kanunda bir dayanağının bulunmaması ve 5 bin kişilik sınırlamanın gerekçesinin açıklanmamış olması nedeniyle; hukuksal olarak eşit durumda bulunan kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırı düzenleme yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.

Temel unsurları ‘toplumun inanma ve bireyin aldatılmama hakkı‘ olan kamu güveninin sağlanması için şeffaflığın ve hak arama özgürlüğünün etkin kılınması gerekmektedir. Bu nedenle, sınav soruları ve cevap anahtarının açıklanması ile eşitlik ilkesine ve yasaya aykırı kontenjan sınırlamasının kaldırılarak baraj puanı olarak belirlenen 70 puan alan tüm adayların sınavda başarılı sayılmaları suretiyle Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın bu hassas konuda kamuoyundaki beklentiyi karşılaması gerektiği yönündeki düşüncemizi bildiririz.”