Bazen eldekiyle 90 dakikayı planlamak zordur. Gücün ya da cephanen kıttır. O zaman bir 30 dakika planıyla başlamak seçenek olabilir. Bu bir çeşit kumar, risk gibi görünebilir ama değildir.
90 dakika rakibe taş atacağıma, 15 dakika gülle atarım demek gibidir biraz. Sanırım Terim dün maçı böyle planladı. Bunu planlarken Brugge’ün her ne kadar dinamik bir takım olsa da beceri açısından zorluk çekeceğini düşünmüştür.
15 dakika direkt baskın oyunuyla rakibi zora soktu. Skoru bulunca da duvarı ördü. Buradaki sorun savunmaya çekilmek değil… An be an geçiş oyununda eriyip gitmek.