Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın siyaset ve medya danışmanı Buseyna Şaban, Washington ile Ankara arasında varılan Barış Pınarı Harekatı’na beş gün ara verme anlaşmasını ‘muğlak’ diye nitelendirip harekata karşı olduklarını söyledi.

Dün (17 Ekim) Ankara ile Washington Barış Pınarı Harekatı’nın beş gün süreyle durdurulması konusunda anlaşmıştı. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, anlaşma gereği YPG’nin 30 kilometre derinliğindeki ‘güvenli bölge’den 120 saat içinde çekileceğini, Türkiye’ye yeni yaptırım uygulanmayacağını, halihazırdaki yaptırımların da kaldırılacağını açıklamıştı.
Türkiye-ABD anlaşmasını değerlendiren Şaban “ABD ve Türkiye’nin duyurduğu ateşkes anlaşması belirsiz” dedi.

Harekatta oluşturulmak istenen ‘güvenli bölge’yi bir ‘işgal bölgesi’, Erdoğan’ı da ‘işgalici’ olarak tanımlayan Şaban “Rus müttefiklerimiz kesinlikle Türkiye’nin Suriye’deki işgaline karşı” dedi.
‘Kürtlerle diyaloğumuz hiç kesilmedi’
El Mayadin televizyonuna konuşan Esad’ın danışmanı, Irak’taki ‘Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bir kopyası’nı kendi topraklarında kabul edip etmeyecekleri sorusuna olumsuz yanıt verdi.
‘Suriye’nin hiçbir bölgesinde Kürtlerin sayı olarak üstünlüğünün bulunmadığını’ savunan Şaban şu ifadeleri kullandı: “Suriye birçok etnik ve dini tabakadan oluşuyor ve biz, birinin Kürt, diğerinin şu dinden olduğunu söyleme hakkına sahip değiliz. Biz öyle söylemiyoruz. Kürtlerin çoğu bizim için toplumumuzun çok değerli bir parçası ama bazı Kürt örgütler ülkenin çıkarlarına aykırı politik bir karar aldı.”

Şaban, ‘Şam’ın Kürtlerle diyaloğunun hiçbir zaman kesilmediğini’ hatırlatarak olası bir anlaşmanın ayrıntılarının daha sonra görüşüleceğini belirtti: “Bu işbirliğindeki en önemli şey, tüm bu güçlerin Suriye bayrağı altında işbirliği yaparak yabancılarla çalışmamasıdır.”
Suriye devlet ajansı Sana’nın haberine göre Esad dün ‘Suriye’nin her türlü işgaline tüm meşru yollarla karşılık verileceğini’ belirtmişti.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ise Rusya’nın özellikle mülteci durumuyla ilgili endişe duyduğunu belirterek Suriye’nin, Türkiye sınırının kontrolünü devralması gerektiğini söylemişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov da Kürt sorununun Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Türkiye’nin güvenlik çıkarları da düşünülerek Şam yönetimi ile Kürtler arasında diyalogla çözülmesi gerektiğini ifade etmişti.