Yalçın Akdoğan: Markar Eseyan'ı Kılıçdaroğlu'na, Etyen Mahçupyan'ı Bahçeli'ye yüz kez yeğlerim

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan’ın Alevi, Kürt veya Ermeni atfı içeren söylemlerini ajite etmek, varolan gerçekliği yansıtmadığı gibi Türkiye’nin sosyal dokusuna da fayda sağlamaz. Başbakan, ayrımcı bir dille insanları deşifre edip kötülemeye yönelik bir amaçla bu kavramları kullanmamıştır. Alevilerin desteğini alıp Alevilik sorununu konuşmaktan kaçınan veya siyasi hayatı Kürtlük vurgusuyla geçip içinde Kürt geçmeyen konuşmalar yapan kişilere bu kimliklerin hatırlatılması siyaset yaptıkları kesimlere dönük sorgulamadan ibarettir.

Önüne arkasına hakaretler eklenerek kullanılan Ermeni ifadelerine gösterilen tepki Ermeniliğe değil hakaretamiz ve dışlayıcı dile yönelik bir tepkidir. Yoksa ne kimse babasının-dedesinin özelliklerinden dolayı suçlanabilir, ne de bugün ne olduğundan dolayı aşağılanabilir. Bugün Ermeni diye olumsuz yakıştırmalara maruz kalan birçok kişi ‘bizden biridir’ ve hatta bizden daha çok milli, vatansever veya erdemlidir.

Ben Markar Eseyan’ı Kılıçdaroğlu’na, Etyen Mahçupyan’ı Bahçeli’ye yüz kez yeğlerim. Ermeni kimliği sebebiyle türlü mağduriyetler yaşayan bu insanlar Türkiye’ye diğerlerinden daha çok hizmet etmiştir, daha kabul edilebilir bir zihniyete ve siyasi anlayışa sahiptir. Kendimden daha demokrat, daha hoşgörülü, daha entelektüel gördüğüm bu isimlerin Türkiye’nin demokratikleşmesine yaptıkları katkı kesinlikle küçümsenemez. Statükocu seçkincilerle mukayese edilemeyecek değerde olan bu entellektüeller, yeni Türkiye’nin inşasında önemli yapıtaşlarıdır.

Yalçın Akdoğan’ın yazısı