İçişleri Bakanlığı, yerine kayyım atadığı Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan hakkında, ‘belediye çalışanlarının yerlerinin değiştirdiği’, ‘eş başkanlık sistemi uyguladığı’, ‘bazı belediyelere ayrımcılık yapıldığı’ ve ‘çalışanların başka sendikaya üye olmaları için zorladığı’ gerekçesiyle soruşturma başlattı.

31 Mart’taki yerel seçimde HDP’li adayların kazandığı Diyarbakır, Van ve Mardin’in belediye başkanlarını 19 Ağustos’ta görevden uzaklaştırılarak yerlerine kayyım atamıştı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada gerekçe olarak ‘PKK/KCK ve uzantılarının bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin olanaklarını kullanması’ gösterilmişti. Yerel seçimin, ‘belediyelerin imkanlarının PKK/KCK ve siyasal uzantılarına maddi kaynak temin etmek için fırsat olarak görüldüğü’ belirtilmişti.
Mezopotamya Ajans’ın haberine göre, kayyım atamalarını ‘HDP ve Kürt halkına yönelik bir darbe’ olduğunu savunan Ertan şunları söyledi: ifadeleri kullandı: “Kayyım atanma gerekçesi aslında hiçbir şekilde yokken ve kayyım atanmasının asla bir gerekçesi olamazken Türkiye’de ne yazık ki özellikle HDP’ye, Kürt halkına yönelik kayyım atama darbesi devam ediyor. 12 Eylül darbe zihniyetini taşıyanlar bugün hala darbeci zihniyetle hareket ederek Kürtleri ötekileştirip, irade ve geleceklerini yok sayarak iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ancak biliyoruz ki bu ülkede gerçek anlamda demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlük kazanacak.”
Açılan soruşturmanın temel amacının ‘HDP’yi hedef göstermek’ olduğunu öne süren Ertan, soruşturmanın gerekçelerinin ‘eften püften’, İçişleri Bakanı’nın açıklamalarının ise ‘manipülsayon’ olduğunu savundu.
‘Eş başkanlık demokratik ve hukuki bir uygulamadır’
Ertan, soruşturma konusu yapılan dört gerekçeden eş başkanlık uygulamasına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “Eş başkanlık uygulaması yerel demokrasinin hayata geçmesi için en önemli adımlardan birisidir. Hatta Türkiye’ye vaadimizdir. Bu partimizin programı ve tüzüğünde yer alıyor. Ayrıca siyasi partiler kanununda da geçerli hukuki bir sebeptir. Bizim eş başkanlık uygulamamız kaynağını anayasadan, kaynağını uluslararası yasadan, Avrupa Birliği Yerel Yönetim Özerklik Şartı’ndan ve elbette ki sandık iradesinden alıyor.”
‘Rüşvet alan, yolsuzluk yapanın kadrosunu iptal ettim’
Ertan kendisine yöneltilen daire başkanlarının yerlerini değiştirme iddiasının ilişkin, yönetime geldiğinde ‘rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlığa bulaşanları kadro dışı bıraktığını’ ve sadece ‘liyakat sahibi olduğunu düşündükleri kişilerle’ çalıştıklarını belirtti.

Ertan şöyle devam etti: “Belediye yönetiminde yolsuzluğa bulaşmış, rüşvetle anılan, ses kayıtlarının olduğu daire başkanları ve çok önemli makamlarda insanlar vardı. Ben o kişilerin kadrosunu iptal ettim. Çünkü mücadele ettiğimiz rüşvet ve yolsuzluk, hırsızlıktır. Şimdi kayyım atanır atanmaz tekrar o isimler, adı rüşvete bulaşmış, mülkiye müfettişlerince de soruşturma konusu edilmiş isimler bugün tekrar en önemli görevlere getirilmişlerdir. Biz göreve geldiğimizde kimin hangi görevde daha liyakat sahip olduğunu düşündüysek o kişilerle çalıştık. Bu görev ve yetki alanımızdadır.”
‘Meclis kararı dahilindeki yetkilerimi kullandım’
Belediyeler arasında ayrım yapıldığı iddiasının ‘iftira’ olduğunu savunan Ertan, ‘belediyenin 75’inci maddesindeki yetkilerini’ kullandığını ve bunun ‘meclis kararı dahilinde’ olduğunu öne sürdü. Ertan, “Bu olaya dair AKP’li bir belediye başkanının attığı tweet sonrasında Mersin Cumhuriyet Savcılığı hakkımızda soruşturma başlatmıştır. Sonrasında da mülkiye müfettişleri de hakkımızda soruşturma başlatmıştır. Biz belediyenin 75’inci maddesindeki yetkimizi kullandık. Kaldı ki meclis bu kararı vermiştir. Kamu yararı söz konusu olan her hususla ilgili belediyelerin yetkisi söz konusudur.”