Altan Öymen: Seçim öncesindeki bu eşitsizlik manzaraları yasalara açıkça aykırı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhurbaşkanlığı adaylığını -aday olduğunu ilan etmeden çok önce- fiilen başlatan Başbakan Erdoğan, o eşitsizliğin sonucu olarak eline geçirdiği tüm propaganda imkânlarını kullanmaya, daha o zamandan başlamıştı. Dış gezileri dahil, çok kapsamlı bir seçim kampanyasını, aylardan beri yürütüyordu. İç gezilerinde TOKİ gibi devlet kurumları ile valiliklerin katkılarını sonuna kadar kullanıyordu. Mitinglerine katılan vatandaşların meydanlara taşınmasından, miting kürsülerine kurulan platformların süslenmesine kadar birçok etkinliği onların sayesinde gerçekleştiriyordu.

Tabii, seçimde hangi adayın başarılı olacağı 10 Ağustos gecesi belli olacak… Ama bugünkü konu o değil. Konu, 10 Ağustos gecesindeki sonuç ne olursa olsun, bugün, seçim öncesindeki bu eşitsizlik manzaralarının yasalara açıkça aykırı olduğudur. Buna neden olanlar, görevlerini ya ‘suiistimal’ ediyorlar, ya da -en azından- ‘ihmal’ ediyorlar. Hele TRT açısından şöyle bir gerçek var: TRT’nin gelirleri, -Selahattin Demirtaş’ın da hatırlattığı gibi- herkesin ödediği vergilerden karşılanıyor. Kurumun, o gelirlerin bir kısmını ülkedeki siyasi akımlardan birinin lehine ve ötekilerin aleyhine kullanması, hukuk açısından daha da ciddi sonuçlar oluşturur. Ayrıca, kim kazanırsa kazansın, eğer bu durum bundan sonraki günlerde de böyle devam ederse, bu seçimin, eşit koşullar altında yapılmış bir seçim olduğunu söylemek, daha da zorlaşır.

Altan Öymen’in yazısı