
ELÇİN POYRAZLAR
elcpoy@gmail.com
@elcinpoyrazlar
Bir yazarın eserleri onun kişiliği, deneyimleri ve yaşamı hakkında bize ne kadar bilgi verir? Eserleri bir yazarın birebir yansıması olabilir mi?
Okurlar sevdiği bir yazarın nasıl biri olduğunu öğrenme güdüsünü tatmin etmek ister çoğunlukla. Jet hızındaki bilgi çağında bu pek zor değil. Bir tıkla yazarın sitesine, sosyal medya hesabına hatta e-posta adresine ulaşabilirsiniz.
Yine de sanal dünyada izlediğiniz, söyleşilerini okuduğunuz, konuşmalarını dinlediğiniz yazarın aslında nasıl yaşadığını ve yazdığını anlamanız mümkün olmayabilir.
Romancılığa başladıktan sonra aldığım yorumlar, diğer yazarlarla sohbetlerim, araştırmalarım ve kendi deneyimlerimden yola çıkarak yazarlarla ilgili savlara yanıtlarım şöyle:
‘Yazarların işi ne kolay; evde yan gelip yatıyorlar, canları isteyince çalışıyorlar’
Yanlış. Bir odada tek başına boş bilgisayar ekranına ya da kâğıda bakarak yoktan karakterler ve kurmaca bir dünya inşa etmek oldukça zor. “İlham gelmeden yazmıyorum” diyen yazarlara inanmayın. Bu işi ciddiyetle yapan yazarlar normal bir mesai saatine denk hatta daha fazla saatlerde çalışıyor. Günde kendine 1000 sözcük sınırı koyan da var, saat 8’den 5’e kadar çalışan da.
Yazarlığın büyük kısmı, yazmaya başlamak, her gün minik adımlarla ilerlemek, yazılanları değiştirmek, gerekirse yapıyı yıkıp baştan kurmak demek. Evde olduğunuz için komşuların rastgele uğramalarını, kapıcının sorularını, yan arsadaki inşaat gürültüsünü de çekmeniz büyük olasılık. Bütün gün yalnız kaldığınızdan sadece insan görmek için çarşıya çıkmanız da pek mümkün.
‘Yazarlık iyi kazandıran bir iş. Ben de deneyeceğim’
Yanlış. Eğer amacınız para kazanmaksa yazarlığa girişmeyin. Daha kısa sürede daha fazla para kazanabileceğiniz işler var. Kişisel gelişim gurusu ya da Instagram fenomeni olabilirsiniz örneğin.
Yazarlıktan geçinen yazarların sayısı az. Pek çoğu uzun yıllar ya da hayat boyu başka işler yapmak zorunda kalıyor. Kimisi öğretmenlik, kimisi gazetecilik, kimisi doktorluk, kimisi bankacılık, kimisi memurluktan gelme.
ABD’nin kült polisiye yazarlarından Raymond Chandler kitaplarından geçinemediği için uzun yıllar dergilere yazılar göndermek ve senaryo yazmak zorunda kaldı. Eğer halihazırda ünlü biri ya da iyi bir pazarlamacı değilseniz ve çöp kitap yazma niyetiniz yoksa yazarlık size beklediğiniz finansal tatmini sağlamayabilir.
‘Bir yazarın kitabı çok satıyorsa, o yazar edebiyatçı değildir’
Yanlış. Bir yazarın kitabının hangi dönemde ne kadar sattığı o yazarın edebi değerini değiştirmez. Dostoyevski ilk romanlarıyla büyük ticari bir başarı yakalamamıştı ancak hayatta olduğu dönemde Rus edebiyatında ‘büyük yazarlar’ arasında sayıldı. Öte yandan bir kitabın çok satması da onun iyi bir edebi eser olduğu anlamına gelmez.
Bazen genel eğilimler, medya, ülkedeki siyasi ya da sosyal durum da okurun tercihlerini etkileyebilir. Buradaki kıstas romanın zamana dayanıklılığıdır. Çünkü edebiyat zamanı ve ülkeleri aşan evrensel bir dildir.
‘Şu yazarın kitaplarına bayılıyorum. Bunları yazan birinin kişiliği de mükemmel olmalı’
Yanlış. Sevdiğiniz sanatçılar özel hayatları ya da kişilikleriyle sizi fazlasıyla şaşırtabilir hatta üzebilir. İnsan üstü varlıklar olmadıkları için yazarların da kusurları, saplantıları, zaafları ve hırsları var.
Onun işinin size edebi bir zevk vermesi iyi bir insan olmasından değil iyi bir yazar olmasından kaynaklanır. Sanatçının kendisiyle sanatını ayırmak iyidir.
J.D. Salinger hakkında pedofili iddiaları ortaya atıldı. William S. Burroughs karısını öldürdü. Patricia Highsmith ırkçı, T. S. Eliot da Yahudi düşmanıydı.
‘Medyada çok görünen bir yazar, ciddi bir yazar olamaz. Edebiyat peşinde değil, şöhret peşindedir’
Hem doğru hem yanlış. Bugün yayıncılık piyasasında yazarın kitabını tanıtması, yüceltmesi ve hakkında konuşması bekleniyor.
Kitaplar, internet, sosyal medya, TV, bilgisayar oyunları gibi çeşitli eğlence araçlarıyla yarışmak zorunda kaldığı için okurların ilgisini çekmekte bir hayli zorlanıyor.
Hemen her yazar okunmak için yazar. Aksi takdirde kitabının basılması için çaba harcamaz. Eğer kendi keyfiniz için yazmıyorsanız kitabınızın okurlara ulaşması için arkasında durmanız gerekiyor.
Öte yandan sansasyon, ilgi ve ün peşinde koşan yazarlar da var. Bu yazarlar bir dönem için okur kitlelerinin dikkatini çekebilir, büyük ticari başarılar da elde edebilir. Ancak uzun vadede o yazarın kalıcılığını kitaplarının gücü belirler.