Türkiye’nin yoğun gündeminde bazen hayata dair haberler gözden kaçabiliyor. Diken editörleri de bazı haberlerin gündemde arada kaynayıp gittiğini ve yeterince ilgi görmediğini düşünüyor.
Diken, haftanın ‘göze batması gereken’ haberlerini sizin için derledi.
Kilo kilo soğanlara gözaltı: Depoculuk, stokçuluk mu oldu?

Soğanın kilosu 5 liranın üzerine çıkınca hükümet bunun sebebinin stokçuluk olduğunu söyledi. Peşinden soğan depoları basılmaya başlandı. Soğan üreticileri gözaltına alındı, soğanlara da el kondu.
Ama soğan üreticilerine göre soğan depolamakla stokçuluk aynı anlama gelmiyor. 20 yıldır soğanları depoda tuttuklarını söyleyen bir üretici konuyla ilgili haberlerden de rahatsız.
‘Kahveyi çikolatasız içemiyorum’: Bitter çikolata Meclis’e geri geldi

Çikolataya kimsenin karşı koyamadığını herkes bilir. Milletvekilleri de bu sevdadan vazgeçemedi. Yüksek döviz kurları sebebiyle Türk kahvesinin yanında servis edilen bitter çikolata kaldırılmıştı.
Bitter çikolatasız yapamayan vekillerin isteği kabul gördü ve Meclis bitter çikolataya yine kavuştu.
Et ve Süt Kurumu’ndan ‘damak tadı’ operasyonu

Son dönemde ucuz et satışıyla adını sıkça duyduğumuz, gıda ürünleri satışı yapan Et ve Süt Kurumu, internet sitesinde yer alan levrek tarifindeki “Levrek özellikle şaraplı ve mayonezli balık yemeklerine çok güzel gider” ifadesini kaldırdı.
Elon Musk da ‘o’ patronlardan

Hedef uzaya çıkmak olsa bile mesele işçilerin mesaisine gelince işler değişiyor. Tesla CEO’su Elon Musk da bu kafileden. O da işçilerin haftada 80-100 saat çalıştırılması gerektiğini düşünüyor. Üstelik bunun sürdürülebilir olduğu görüşünde.
‘Müslümana yardım’ bahane, lüks yatta kutlama şahane

Öyle bir döneme girdik ki, hayırseverlikle dolandırıcılık arasındaki çizgi giderek belirsizleşmeye başladı. Kime güvenileceğini kimse bilmiyor.
İstanbul’da da binlerce telefon bilgisi üzerinden hareket eden bir dolandırıcılık şebekesi “Filistin’de, Arakan’daki Müslümanlara yardım ediyoruz” diye Kuran ve dini kitap pazarlayıp, müşterilere kağıt parçaları gönderince çökertildi.
Şebekenin elebaşının doğum gününü lüks bir yatta düzenlenen partiyle kutladığı görüntüler de ortaya çıktı. Üstelik çete yöneticilerinin elde ettikleri haksız kazançla gece kulüplerinde eğlencelere katılıyorlarmış.
‘Bunların kitap okumak diye bir derdi yok’: Amaç metrobüste yer vermemekmiş

Toplu taşımada kitap okumak, hele ki İstanbul’da çok meşakkatli bir iş. Kalabalıktan, sıkışıklıktan kitabı elde tutmak ayrı dert, telefondan yüksek sesle Instagram videosu izleyenlerin gürültüsü ayrı dert.
Toplu taşımada kitap okuma alışkanlığını artırmak amacıyla bir kampanya düzenleyen lise öğrencileri ise yol boyu kitap okudu. Ama bazı yolculara göre amaç kitap okumak değil, yaşlılara yer vermemek.