Cumhur İttifakı’nın çatlatılması sürecinde de gördük. Şimdi aday belirleme aşamasında da görüyoruz. Ak Parti içindeki bazı ekipler, birbirlerini tasfiye etmek için gerçekten akıl almaz yöntemler kullanıyor.
“Hayırda yarışmak”, “Hayırda rekabet” diye tanımlanırdı eskiden ve “Arkadaşım yapamaz demiyorum ama ben daha iyisini yaparım” diye yola çıkan “dava adamları” vardı. Şimdiyse, rakip gördüğünü ipe sapa gelmez iddialarla rezil etmeye varacak şekilde yıpratma çabası…
Mevcut belediye başkanlarından öyle isimler tanıyorum ki isimleri o şehirlerle, o ilçelerle özdeşleşmiş. İsimlerinin hem halkta karşılığı var hem Erdoğan nezdinde.
Fakat birileri o isimleri itibarsızlaştırmak için “satılık kalemler” de kullanarak yoğun bir faaliyet yürütüyor.
Yeniden adaylıkları konusunda karar alıcıların kafasında istifham oluşturmaya çalışıyor.
Yazık oluyor. Hem “dava adamları”nı biçiyorlar, hem onlardan memnun olan hemşehrilerini cezalandırıyorlar.
Bu konuda radikal kararlar alınmazsa, Ak Parti’nin yerelde yapmak istediği dönüşüm maalesef başarılamayacak.
Bilmem anlatabiliyor muyum?