Maalesef gerçek şu ki; İslam toplumları gerek sanat-edebiyat, gerekse ilmi anlamda evrensel bir derinlikten mahrum bulunmaktadırlar. Kuşkusuz toplumun bütün kesimlerinin aynı ölçüde sanatsal bir duyarlığa sahip olması beklenemez. Ama özellikle entelektüel dünyanın, sanat-edebiyat ve fikri planda topluma yeni ufuklar açan bir vizyona sahip olması gerekir.
Oysa bugün İslam dünyasının hemen bütün ülkelerinde kelimenin tam anlamıyla fikri bir çölleşme yaşanmaktadır. Çünkü düşünce ve bilim insanlarımızın zihinleri, yaratıcı düşünceye değil, siyasal güce endekslenmiş bulunmaktadır. Bugüne kadar, sanata edebiyata, bilime değer verdiğini düşündüğümüz insanların dünyası bile evrensel olana kapalıdır.
Maalesef Türkiye’deki pek çok sanat-edebiyat ve bilim insanının düşünce ufku, ‘yerli’ ve ‘milli’ olma sloganı ile ifade edilir hale gelmiştir. Kabul edelim ki, aydınları iflas etmiş bir toplumun ufku evrensel sanat değerlerine kapalıdır.