İstanbul'un ciğerleri ÇED onayıyla sökülüyor

Kuzey Ormanları Savunması (KOS), İstanbul’a yapılacak üçüncü havaalanı projesinin neden olacağı doğa katliamına ilişkin raporunu açıkladı.

Madde madde usülsüzlükler

KOS Araştırma Ekibi’nin, ‘3. Havaalanı: Nereden baksan katliam, yağma, şaibe’ başlıklı raporuna göre Mart 2013 tarihli Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu, hem projenin İstanbul’un akciğeri olarak kabul edilen Kuzey Ormanları’na vereceği zararı vurguluyor hem de mevcut yasalar çerçevesinde projeye hukuki zemin hazırlıyor.

KOS’un raporuna göre proje sürecinde yaşanan şaibe ve usülsüzlükler şöyle sıralandı:

1 – Havaalanı için belirlenen yer Erdoğan’ın zorlamasıyla değiştirildi

İstanbul’un anayasası sayılan 2009 tarihli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda üçüncü havaalanı için belirlenen yerin Silivri-Gazitepe olmasına karşın plan, Başbakan Erdoğan’ın zorlamalarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yok sayıldı ve projenin yeri Kuzey Ormanları sınırları içindeki Yeniköy-Akpınar köyleri olarak belirlendi.

2 – Projenin ormanlık alana yapılacağı halktan gizlendi

İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım başta olmak üzere yetkililer, uzun süre projenin ormanlık alana değil, eski maden ocakları üzerine yapılacağını açıklayarak kamuoyunu yanılttı. Oysa ‘İstanbul’un anayasası’nda bu bölgenin orman alanı, kırsal yerleşim alanı, kıyı rehabilite alanı, jeolojik açıdan yerleşime sakıncalı alan ve tarımsal niteliği korunacak alanlar içinde olduğu belirtiliyor.

3 – ÇED raporuyla katliam hukukileştirildi

Üçüncü Havaaalanı Projesi hakkında, birçok HES, madencilik ve zehirli atık depolama projesi için rapor hazırlayan AK-TEL Mühendislik şirketi tarafından Mart 2013’te hazırlanan Çevre Etki Değerlendirme Raporu, projenin kuzey ormanlarına vereceği büyük zararı onaylamakla birlikte, katliamı mevcut yasalar çerçevesinde hukukileştirdi.

4 – İhale hukuka aykırı yapıldı

35 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek meblağlı projesi  üçüncü havaalanın ihalesi, ÇED raporu için halkın görüş ve önerilerinin alınması gereken 10 işgünlük yasal askı süresi dolmadan, 3 Mayıs 2013 tarihinde yapıldı. Meslek örgütleri tarafından ihalenin hukuksuzluğu konusunda açılan ve yetkisizlik gerekçesiyle sürüncemede bırakılan iptal ve yürütmenin durdurulması davaları halen devam ediyor.

3_havalimani2

Resmi ÇED Raporu’ndan…

Proje alanı maden ocağı değil orman:  “Proje alanı madencilik faaliyetleri ile bozulmuş arazilerin doğaya yeniden kazandırılma çalışmaları sonucu doğal yapısını geri kazanmıştır. Projenin yapılacağı alanın % 72’si orman, % 8’i göl, % 6’sı mera, fundalık, tarım arazisi, %14’ü maden sahasıdır.”

658 bin ağaç kesilecek: “Proje alanında yer alan 2 milyon 513 bin 341 adet ağacın 657 bin 950’si kesilecek, 1 milyon 855 bin 391 ağaç taşınacak.”( bu bilgi nihai ÇED raporundan kaldırıldı)

ucuncuhava

Doğal ekosistem ortadan kalkacak: “Hafriyat çalışmaları ile doğal ekosistem (orman alanları, 70 adet canlı yaşamı barındıran göl ve göletler, akar ve kuru dereler, tarım alanları, mera alanları) ortadan kaldırılacak… Doğal bitki örtüsü ve doğal özelliği ortadan kalkmış olacaktır.”

Sulak alanlarda canlı yaşamı yok olacak: “Göl, gölcük ve göletler “sulak alan” vasfını yitirecek ve içerisindeki canlı yaşamı yok olacaktır.”

İstanbul’un su kaynakları kuruyacak: “İstanbul’un içme suyu ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Terkos Gölü ve Alibey, Pirinçi barajlarında su toplama miktarlarında azalma ve yüzeysel akışlarla kirlilik yüklerinde artma beklenmektedir.”

Projeden kaynaklanacak araç trafiğinin bölgedeki ana arterlerde yaklaşık olarak % 120 oranında artmasından dolayı alanın mevcut kirlilik yükünün artması, ormanlık alanların tahrip edilmesi ve bölgedeki barajlara su temin eden akarsuların debrisinin azalması sebebiyle barajlardaki su seviyelerinde azalma beklenmektedir.”

Kuş türlerinin yaşamı tehdit altında: “Bölge, birçok kuş türünün yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüğü bir alan, kuş göç yollarından birinin geçtiği rota üzerinde bulunmaktadır. Bölgeye havalimanı yapılması ve sulak alan ve ormanlara zarar verilmesi, bu kuş türlerinin yaşamını tehdit edecektir.”

Tüm ihaleler Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon’a

Dünya Bankası’nın ‘Kamu-Özel İşbirliği Modeli’ kapsamında yapılacak projeyi inşa etme ve 25 yıl boyunca işletme hakkı, 22 milyar 152 milyon avroluk (yaklaşık 75 milyar TL) teklifle Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu’na verildi.

Grupta yer alan şirketlere verilen diğer kamu ihaleleri

Cengiz-Limak-Kolin: BEDAŞ-İstanbul Avrupa Yakası Boğaziçi Dağıtım Şirketi özelleştirmesi, 2 milyar dolar; Akdeniz Elektrik dağıtımı özelleştirmesi 550 milyon dolar; Bursa Uludağ Elektrik dağıtımı özelleştirmesi 1 milyar dolar; Sivas-Tokat-Yozgat (Çamlıbel) elektrik dağıtımı özelleştirmesi 260 milyon dolar; Yusufeli Barajı; Ankara Hızlı Tren Garı Projesi

Cengiz: Hasankeyf Ilısu Barajı, Atasu Barajı, İstanbul Metrosu Taksim-4. Levent hattı, Ordu-Giresun Havalimanı altyapı, Maltepe Sahili Dolgusu Projesi, Eti Alüminyum, Oymapınar HES, Antalya Eti Liman İşletmeleri

Cengiz-IC İctaş (3. Köprü yüklenicisi): Ankara–İstanbul Hızlı Tren 1. ve 2. Etaplar, Trabzon Aşkale yolu

3. Köprü Otoyolu İki Yaka

Cengiz-Kalyon: Şile Ağva Yolu

Kalyon: Taksim yayalaştırma projesi, Metrobüs ulaşım hattı, Çağlayan Kavşağı Yol Yapımı, Bakırköy Adliyesi Binası, Ataköy Atık Su Arıtma Tesisi ile toplam 100 milyar TL’lik kamu ihalesi

Kuzey Ormanları’nda neler var?

İstanbul’un mevcut yerleşim alanları ile Karadeniz kıyısı arasında kalan kesiminde, önemli orman alanları, su havzaları, kumullar, barajlar, bentler, tabiat parklarıyla çok sayıda endemik (başka yerde yaşamayan) bitki ve hayvan türlerinden oluşan farklı ekosistemlerin bir arada bulunduğu bütüncül bir ekolojik alan yer alıyor.

İstanbul’un kuzeyindeki ormanlar, aynı zamanda bu kentin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Avrupa yakasındaki Istranca, Terkos, Büyükçekmece, Alibeyköy ve Sazlıdere ile Anadolu yakasındaki Ömerli, Elmalı ve Darlık havzalarını barındırıyor. Ormanlar, içme suyu havzalarıyla birlikte ele alındıklarında, İstanbul’un sürdürülebilir gelişimi açısından vazgeçilmez öneme sahip ekolojik kuşak ve koridorların ana bileşenlerini oluşturuyor.

Kuzey Ormanları Savunması’nın amacı ne?

Kuzey Ormanları Savunması, İstanbul’un kuzeyinde yer alan son orman alanlarıyla birlikte su havzaları, tabiat parkları, tarım alanları, çok sayıda endemik bitki ve hayvan türlerinden oluşan farklı ekosistemlerin bir arada bulunduğu bütüncül bir ekolojik alanın varlığını sürdürebilmesini savunan, bu amaç doğrultusunda ölçeği ve gerekçesi ne olursa olsun doğaya, akla, bilime dayanmayan her türlü kentsel-kırsal projenin durdurulması için örgütlenen, mücadele eden, özgür ve gönüllü bireylerin oluşturduğu bir hareket.

Kuzey Ormanları Savunması, doğayı ve bir parçası olan insanı İstanbul, ülke ve tüm dünya ölçeğinde bir bütün olarak savunuyor. Bunu gerçekleştirebilmek için bilgi üretmeye ve bu bilgiyi kullanabildiği her türlü araçla toplumla paylaşmaya çalışıyor.